Prim vermeye gerek yok. Borç namus demiş atalarımız.
Düşmez kalkmaz bir Allah, terbiyesizliğin gereği yok.
Benim de ilk evlendiğim yıllarda evime çok sefer icra geldi, çok zor günler geçirdim.
oğlum yeni doğmuştu ve büyük bir borca girmiştim. Avukatlar malum, hele avukatların tahsilat birimlerinde çalışanlar tam psikolojik harp uyguluyorlar.
Eve defalarca icra kağıdı geldi, icra dairesinden geldiler, günde defalarca telefon ile tacizleri saymıyorum.
Bu süreç de iki şeyi öğreniyorsun;
1- Nasıl kalkacağını
2- İnsanların sana karşı tutumlarını
Ben 1 yıl falan çalışamadım, bir yere girip çalışsam ödeyemeyecektim. Bu sırada her işi kayıt dışı çalışarak yaptım.
Çok yoruldum, içine düştüğüm durumu çok uzun sürede atlattım ancak bir şekilde ödendi bitti borçlar.
İnsanları tanıdım, ev-araba alırken destek olduğum insanların benimle iletişimlerini kestiğine çok şahit oldum. Arkamdan, "çok koşan çabuk yorulur", "çok havalanmıştı" diyenleri duydum.
Ben belli bir seviyeye erişmiş insanların neden bazı şeylere tepkisiz kaldıklarını o günlere kadar hep merak ederdim, neden olduğunu o 1 yılda öğrendim. İnsan kolay kolay acımasızlaşmıyor.. Sonrasında daha az konuşan, daha az etrafına iyimser olan, daha az özverili, daha az insan birisi oldum.
Nefret etmiyorum hiçbir şeyden, fakat insanları da sevmiyorum.
Umarım tez amanda bu girdaptan çıkarsın, borcun büyüklüğünü bilmiyorum ancak bir şekilde geçeceğinden emin olabilirsin.
Tüm evrenin sana yardımcı olmasını dilerim.