Geçen gün Toroslar'da bir çayın kenarındaydık. Ağaçlar, dağ falan manzara on numara. Millet buz gibi akan suya balıklama atlıyor, nasıl eğleniyorlar anlatamam. Bende hazırlandım şortu giydim hevesle suya ayaklarımı sokmamla şok olmam bir oldu. 40 derece havada dağdan gelen su nasıl soğuk anlatamam. Millet eğleniyor şakalaşıyor ama ben kala kaldım. Nasıl bozuldum anlatamam. En küçüğünden en büyüğüne herkes o biçim eğleniyorken ben çaya baka kaldım. Geri döndüm arkadaşlar güldü, daha da bozuldum. Yediremedim, lan dedim çoluk çocuk nasıl suya giriyor ben giremiyorum. Ruslar buzu delip -30 derecede suya giriyor adamlar. En sonunda resmen intihar eder gibi daldım suya. Dalmamla çıkmam nasıl bir oldu anlayamadım. Çıktıktan sonra da serinlik hoşuma gitti. Bir daha daldım, bir daha daldım suya acayip alıştım. O kadar keyifliydi ki arkadaşlarımın uyarısı üzerine hasta olmayım diye artık zor vazgeçtim sudan da öyle çıktım.
Diyeceğim çok düşünme, kendine işkence etme, dal suya kardeşim. Suya girince öyle yada böyle alışıyorsun. Fakat gereğinden fazla dalıp da hasta da olma.