Kardeşim hayatında sevdiklerine vakit ayır.
Ülke insanı fakirleştikçe işin ve para kazanmanın hayattaki en önemli şey olduğunu sanıyorlar.
Oysa işin insanlık tarihine damga vuracak bir iş değilse çok da önemseme.
Yani çok değerli bir senfoni yazmıyorsan, çağları aşacak bir resim yapmıyorsan, nobel ödülü alma ihtimali olan bir bilimsel çalışma yürütmüyorsan iş sadece araçtır.

Hayat biriktirebildiğin anılarının toplamıdır.
Her gün bir birinin aynısı çalışma günleri yaşayacaksın bunların hiç birini 5 sene sonra hatırlamayacaksın.
Ama sevdiklerinle yaşadığın sıradışı günleri bir ömür hatırlarsın.
Ailene, kıymetli arkadaşlarına vakit ayır.
Çünkü yarın kimin hayatta olacağının garantisi yok.
Sen ölürsen geride kalanların anılarında yaşarsın, sevdiklerin ölürse senin anılarında yaşarlar.

Bir senede 365 gün var.
Bugün geçen seneden hatırlayabildiğin 10-20 günü zor sayarsın.
10 sene sonra o 10 günden bir kaç tanesini hatırlamakta zorlanırsın.
Yani hatırlamaya değmeyecek günler yaşamak aslında yaşamak değildir.

Sen yaşamayı bırakmışsın.
Önemli olan yaşamaktır, iş yaşamayı sağlamak için gerekli kaynakları elde etmek için bir araçtır.
Sana seni iş ortamından çıkarabilecek insanlar lazım.
Yaşadığın şey içe kapanma ve depresyon.
Ben de hiç ofisten çıkmak istemem.
Ama kız arkadaşım çok sosyal bir insan, o sürekli bir organizasyon peşindedir.
Tüm arkadaşlarını organize eder, bir yerde piknik, bir yerde dans gecesii, bir yerde doğa yürüyüşü.
Sürekli yeni insanlarla tanıştırır beni.
Yoksa ben de ev ofis ofis ev hayatı sürerim.

Yani değerli kardeşim gençlik büyük bir zenginlik.
Gençlik yıllarını içine kapanarak ve sadece çalışmaya odaklanarak geçirirsen hayatını heba edersin.

Hayatta aslolan yaşamaktır.
Aile, iş, aşk, dostluk vs kalan herşey bu yaşamanın kalitesini yükseltmek içindir.