@BetaHouse; hocam teşekkür ederim benim hakkımdaki düşüncelerin için. Ben de seni ilk geldiğim günlerden beri takip ediyor ve seviyorum.
birincisi dediklerinizin bir kısmını ben de düşündüm biliyordum yani ama öyle olsa bile onu Allah öyle istiyor olabilir ihtimalini atamıyorum. her şey onun nasıl olsa o yarattı istediği gibi yönetir yönettirir yaptırır biz ne diyebilirz ki? ikincisi bir yaratıcısız olma ihtimalini aklım almıyor. Dinlerdeki şüphelere rağmen bütün kainat öylesine var olmuş olamaz bana göre. üçüncüsü ki benim için en kötüsü eğer dinler yalansa ve bir Allah yoksa kimden medet umacağız?
Tekrar tekrar teşekkür ederim dostum, hemen ilkinden başlayalım. Bir kısmını sende düşündün ve mantıksız gelen yerler oldu, ehh mantıksız ama vardır bir bildiği dedin, kısacası Tanrıyı mantıksızlık ile suçlamış oldun aslında çünkü sana bile mantıksız geldi, sen bile olmaz öyle şey dedin o halde Tanrıdan daha bile iyi bildiğini iddia ettin, bu tespite varabilir miyiz? İşte sorgulama buradan başlıyor, benim önceki dönem dini inancımda yaratıcı güç öylesine kusursuz, öylesine mükemmel, öylesine hatasız çelişkisiz ve mantıklıydı ki yere göre sığdıramıyordum. Sonra sonra bir baktım mesela Enfal 1 ve 41. Ayet örneği gibi Hz.Aişe'den aktarılan rivayetle süt anne Ayetleri varmış önce 10 kere emzirince annesi sayılırsınız diye Ayet gelmiş, sonra 5 kere emzirince annesi sayılırsınız diye Ayet geliyor. Dedim ki nasıl yani? Koskoca yaratıcı nasıl fikrini değiştirir? Bir fikir değiştirmek ilkinin yanlış/hatalı olduğunu kabul etmektir. Koskoca Tanrı nasıl hata yapar? Bu fikir ile düşününce Enfal'de önce %100'ü Tanrıya ve Peygamberine bırakılıyor, aynı Ayette %20 ye düşüyor bu oran, dedim ki vay canına, tam bunu derken üzerine birde namaz vakitleri pazarlığı eklenmesin mi? Kurbanlık pazarlığı gibi 500 vakit, yok çok oldu sen onu bir düş, 100 de çok hadi 5e el sıkışalım şeklinde Hz.Musa'nın da öteki taraftan akıl verdiği bir kıssa anlatılır Miraç üzerine ve çoğu İslam alimi hemfikirdir. Anlatılarda Tanrı'nın bir insan (yeryüzünde bir halife) yaratacağını ve dünyaya yollayacağından bahsedilir, o esnada Meleklerin ve Şeytan'ın nasıl yani? Sen bozgunculuk yapması için insanı mı yaratacaksın şeklinde bir anlatı var yani Tanrı kafaya koymuş insanı dünyaya gönderecek, bir süre sonra da elma yeme hadisesi oluyor, ee önceden zaten dünyaya göndermek üzere yaratmıştın, o elmayı yemeseydi de gönderecektin sözün vardı diye düşündüm. Dikkat edersen bunlar mantık yürütmeler, daha sonra bilim dışılıkları gördükçe dedim ki benim inandığım Tanrı kusursuzdur, böyle ufak hatalar yapmaz. Nisa Suresinde 8-12 aralığında bir yerde miras Ayetleri olarak bilinen bölüm var, burada akıl almaz matematik ve hesap hatası var. Dedim ki ben bile 4 işlem biliyorum, bu nasıl olur? Mükemmel kusursuzlukta bir Tanrı böyle bir hatayı nasıl Ayet olarak gönderir? Sonra aklıma şeytan Ayetleri gelince dedim ki olabiliyor demek, o zamanlar Mekkeliler ile bir çekişme var ve Mekkeliler bizim baş putumuz El-İlah'ı kendine Tanrı yaptın, o halde Lat, Menat ve Uzza ne ola? Diye sorarlar. Bilmeyenler için bu 3 put için El-İlah'ın kızları olarak bilinirler. Kısa zaman sonra da Ayet gelir ve Lat, Menat ve Uzza sizlerin şefaatçilerinizdir diye Ayet okunur ve tüm Mekkeliler kendi putlarını İslamın kabul ettiğini görünce secde ederler, Habeşistan'da İslamı yaymak üzere bulunan grup bu haberi duyup barışıldı galiba diye Mekkeye dönerken işin aslını duyup geriye dönerler. Uzun süre vahiy katipleri de bu şekilde kayıt ettikten ve uzun süre bu şekilde okunduktan sonra Cebrail gelip diyor ki ben o Ayetleri sana getirmedim, şeytan vesvese vermiş, o Ayetler iptal diyor. Sonra hala kusursuz Tanrının varlığını düşündüğümden dolayı belki mantık dışı Ayetlerde de aynı durum olabilir diye umut ettim hatta, kısacası çok çabaladım, direndim, bunca zaman boşuna inanmış olmayayım ne olur dedim, aklımca kurtarmaya çalıştım ama en sonunda ne oldu biliyor musun? Kabullendim.
İkincisi bende kendime deist diyorum ama aslında agnostiğim, söylemesi yazması zor o yüzden tanımlara çok takılmıyorum. Kısacası bir Tanrı olabilir de olmayabilir de diye düşünüyorum, neden olmasın diyorum kendime. Seninle aramızda çok küçük bir fark var aslında, atıyorum dünya üzerinde 816 din varsa sen 815 ini reddediyorsun, ben 816 sını reddediyorum tüm farkımız bu. Tanrı diyorum bak dikkatini çekerim, Mevla, İlah, Allah, Rabb, God, Ahura Mazda, Yahve vs. demiyorum, Türkçe şekilde Tanrı veya Yaratıcı diyorum çünkü bu özel isimler bir dinin Tanrısı, benim olabileceğine ihtimal verdiğim Tanrı herhangi bir dine ait olacak diye bir kural yok, seninde olmalı dediğin Tanrı o reddettiğin 815 dinin Tanrı veya Tanrılarından olabilir. Evet çoğul söyledim çünkü eski insanlar haliyle cahil kişilermiş, rüzgarın ne olduğunu bilmedikleri için korkarlarmış ve rüzgar Tanrısı uydururlarmış, insanoğlu anlamlandıramadığı şeyler için mutlaka bir ilahi güç vardır bunun arkasında diye düşünmüş tarih boyunca. Zamanla rüzgar nedir ne değildir çözülmüş ve bir rüzgar Tanrısına gerek duymamışlar ve Tanrılar yavaş yavaş ölmeye başlamış, bir bilim insanının deyişine göre ise son Tanrı büyük patlama olayını insanoğlu kavradığında ölmüş, tabi bu biraz ateist düşünce.
Üçüncüsü ise şöyle bir örnek ile başlayalım. Çok kötü bir diş ağrın var, kafamı koparsalar da ağrımasa diye düşünüyorsun diyelim belki o diş ağrısının nasıl pis bir şey olduğunu bilirsin. Şimdi 2 seçeneğin var, ilki böyle bir durumda Nou Camp stadyumunun ortasındasın ve tribünlerde tam 100 bin imam var, hepsi senin diş ağrın geçsin diye dua edecekler. İkinci seçenek ise yarım gram bile tutmayan Arveles ağrı kesici hapı, hangisini tercih ederdin? İşte ikincisini seçtiğimiz için bilim üstün geliyor, akıl ve mantık ağır basıyor. Sen çalışıp emek veriyorsun ve para kazanıyorsun, evinde otursan para kucağına düşmeyecek yani medet umulacak bir durum yok. Onlarca yıldır Filistin özgür olsun İsrail kahrolsun diye dualar beddualar ediliyor, değişen ne? Vardır bir hikmet, imtihandır diye gerekçe bulunur öyle değil mi? Yanlış anlama ama ufacık bir ağrı kesicinin verdiği fayda kadar faydası yokken bazı şeylerin ne diye mış gibi yapayım? Ne isem oyum kısacası. Ne kazanırsan kendi emeğinle kazanıyorsun, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde kör bir kuyuya girip nasıl olsa imanım var, bir şekilde birileri beni bu kuyudan çıkaracaktır buna eminim diyebilir misin? Bir başka argüman böyle kusursuz bir Evren'in mutlaka yaratıcısı olmalı. Dedim ya işte, rüzgar ile aynı mantık. Öncelikle Evren kusursuz falan değil, tiamat'ın çarpışmada yok oluşuna kadar bazı şeyleri biliyoruz, süpernova olsun, asteroid çarpması olsun hatta birbirine çarpan gezegenler, birbirinin içine geçen galaksiler var, binlerce derece sıcaklıklar, eksi yüzlerce derece soğuk yerler var, Evren'in içinde tam bir kaos hakim, nereden ne çıkacağı, neyin patlayacağı, neyin çakılacağı ve çarpışacağı hiç belli olmuyor. Septilyonlarca gezegen var ve bir kısmında canlı yaşam olasılığı aşırı yüksek, sadece bu oranın kaç olduğunu bilemiyoruz. Bizim burada tek şansımız canlılığın olduğu bir gezegende bulunuyor olmak. Saçma bir çıkarımla diğer gezegenlerin suçu neydi diye bile sorulabilir. Venüs olmuş 700 derece, tüm atmosferini kaybedip basıncın tavan yaptığı, metan gazı dolu bir ölüm gerzegeni olmuş, Mars desen tüm suyunu ve koruyucu atmosferini kaybetmiş, manyetik alanı da aşırı zayıf, 2 minik uydusu Phobos ve Deimos var, biri giderek Marstan uzaklaşıp yörüngeden kurtulacak, diğeri ise tam tersi Mars'a çarpacak yani kaos. Uzun oldu neyse başka soru varsa devam ederiz, esenlikler.
@BetaHouse; kitabın stoklarda yok. Olsa alırım. Şiir, roman vs. her türden okurum. Belirttiğinkiytaplrın bir kısmını okumuştum. Diğerleini okuma sepete ekledim, zamanı geline alırım. Bu arada Sapiens kitabı yeni geldi.
https://www.kitapyurdu.com/kitap/yal...i-/605656.html
Bunu da ben yazmıştım, daha önce bilgin vardı.
Evet 5-6 sene belki daha fazla geçti bitmiştir stokta, pdf olarak pc de bulursam iletirim. Evet seninkini de biliyorum sepette, birkaç kitap daha eklemem lazım tek tek sevmiyorum 2-3 ayda bir toplu söylüyorum, geçen ben sipariş verdim 1 gün sonra Yılmaz Özdil - Anka Kuşu çıktı alamadım daha düşün