caangoktuurk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Söylediklerinize katılıyorum. Sanırım hayaller için çekilen çile; harcanan emek veya arada ki süreç, hayallerden daha fazla mutluluk verebiliyor. İnsanoğlunun nankörlüğünden midir yoksa bitmek bilmeyen hırsından mıdır bilinmez ancak gerçekten çok ilgici çekici bir konu.
Hocam insanlar doğası gereği her şeye çok hızlı alışabiliyor. Bu iyi bir şey midir, yoksa kötü müdür? Bilemiyorum. Olumlu bakmak gerekirse: Sevdiği insanı kaybeden birisi bu yokluğu kabullenemiyor ve onsuz bir hayata alışamıyorsa sonsuz acı çeker. En sonunda kişi bu yokluğa alışamadığı için intihar bile edebilir. O yüzden alışma duygusu olumlu diyebiliriz. Bizi sonsuz travmalardan kurtarıyor.

Öte yandan, insan başarıya da mutluluğa da bir noktadan sonra alışıyor ve hayat monotonluktan ibaret oluyor. Bu yüzden insan sürekli yeni bir mutluluk arayışına giriyor. Bunun sebebini ise alışma duygusuna bağlıyorum. Bu açıdan bakarsak bir şeylere alışmak insanı kötü etkiliyor.

O yüzden dengeyi iyi kurmak gerekir. Bence uzun yıllara dayalı kesin ve net planlar yapmamak lazım. Ancak tamamen boş verilmiş bir hayatta olmaz. Mutluluğu anda bulmak ve hayat için kısa vadeli planlar yapmak benim için en iyisi. Elbette büyük hayaller kuralım ama her şeyimizi bu hayale entegre etmemek lazım.