Larvalar üzerinde deney yaptığınızı varsayalım. Bu larvaları biraz farklı, gördüklerini duyduklarını yorumlayabiliyor, anlam çıkarabiliyor. Zihinleri var. Okuma yazma da bilsinler. İçine bir yazıt bırakıyorsunuz ve yazıtta bu kurallara uymalarını istiyorsunuz. Uyarlarsa iyi bir hayatın onları beklediğini, uymazlarsa cezalandırılacağı da yazıyor.

Deney ortamını oluşturuyorsunuz; deneyiniz kapalı bir kutu içinde gerçekleşiyor. Bir kamera takıyorsunuz. İçerideki larvalar ışık yandığı sürece etrafını görüyorlar, ışık söndüğünde zifiri karanlık.

Ve larvaların birisi çıkıp diyor ki; gözlemci yok. Çünkü biz gözlemciyi görmüyoruz, onun hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. Acaba kaç kıvrımı var, kaç santimetre boyunda yazıta hiç bir şey yazmamış. Bütün bu ortamı sözde o oluşturmuş bir de davranışlarımıza karışıyormuş.

Bu larvanın kibrini gösteriyor. Kendine "gözlemci olsaydım ne yapardım?" sorusunu soruyor ardından kendince bazı kararlar verip bunun doğru olduğu kanısına varıyor, binlerce yıldır çözülememiş bir matematik sorusunu çözmüş edasıyla ortalıkta dolanıyor.