Öncelikle İslam'da her sorunun cevabı var. Yeter ki araştırmayı bırakmayın.
1) Müslüman ailede doğan çocuk ile müslüman olmayan ailede doğan çocuk arasındaki adalet farkı nedir?
Hıristyan, ateist, budist veya müslüman herkese akıl, mantık, zeka, vicdan, iyilik yapma isteği ve nefis verilmiş. Ormanda yolunu kaybeden kişi yiyecek ve su arar. Güneşe bakar, çıkış yolunu bulmaya çalışır. Telefonu da çekmiyorsa birinin gelip kendisini kurtarmasını beklemez. Beklerse ölür.
İnsan sorgulayan bir varlık olduğu için bazen "ya bu işte bir gariplik var" diye düşünür ve araştırmaya başlar. Gayri müslim ülkelerde yaşayan kişiler için de durum böyledir. Günümüzde herkesin karşısına belki onlarca kez soru işaretleri gelir. Kişi sorgulamazsa ormanda birilerinin kendisini kurtarmasını bekleyen kişi gibi olur. Kuran'da pek çok yerde "hiç düşünmüyor musunuz, aklınızı kullanmıyor musunuz" diye insanlar sorgulamaya teşvik ediliyor. Müslüman olmadan ölen kişi iyiliklerinin karşılığını alır ama cennete kavuşamaz. Çünkü tek olan Rabbi ve en son gelen peygamberi inkar etmiştir. Her inancın en büyük günahı dinin kilit noktasını inkar etmektir. Bu sebepten ötürü cennete giremez. Ancak Müslüman olan kişi en büyük günahı işlemediği için cehenneme bile girse sonunda cennete alınacaktır.
2) Öldükten sonra gelen melek dinin nedir sorusu sorduğunda kişi buna İslam dedikten sonra tamamda sen neye göre müslüman oldun yada aileden gelen bir geleneğe göre mi kendin araştırdın buldun mu sonucu diye sormayacak mı yoksa adam sonuçta müslümanım dediği zaman bildin geç mi diyecek?
Neden müslüman oldun diye sorulmayacak. İnandığın dini ne kadar tanıdığın sorulacak. Rabbin kim, dinin ne, kitabın ne, peygamberin kim? Kişi bu dünyadaki yaşadığı hayata göre o sorulara kolay veya zor şekilde cevap verecek.
3) Çoğu arkadaşımız ilk soru için Allah herkesi bir sorgulamayacak müslüman ailede doğan kişi aslında dezavantajlı diyor o zaman kimse Müslüman olmak istemez ki keşke müslüman ailede dogmasaydim kuranı hiç bilmeseydim der. Buda sonuçta adaletsizlik olmuyor mu Müslümanlar için? Adalet nedir? Adalet sistemi nasıl uygulanır? Eşitlik değil mi? Burda eşitlik söz konusu mudur?
Bir iş yerinde çalışan sağlıklı bir personeli gördüğümüzde ilgimizi bile çekmeyebilir. Ama sokakta mendil satan bir engelli kardeşimizi gördüğümüzde ne deriz? Helal olsun, engeline rağmen çalışıyor. Engelli kişiyi sağlıklı kişiden daha başarılı olarak kabul ederiz, çünkü engeline rağmen yılmamış. Benzer şekilde, müslüman ailede doğan çocuk müslüman olarak yaşadığı için başarılıdır. Ancak gayri müslim ailede doğan çocuk aklına gelen soru işaretlerini değerlendirip iyilik yaptığı ve müslüman olduğu için ondan daha başarılıdır. Adaletsizlik yok. Kim ne kadar çalışıyorsa o kadar ücret alır.
@TurkMet;
Bu sorunun cevabı zaten biliniyor. Bizim ne yapacağımızı Allah biliyor ama biz bilmiyoruz. Bir restauranta gittiğinizde istediğiniz yemeği yiyebiliyor musunuz, yoksa garson size zorla mı bir şeyleri dayatıyor? Bir şeyi bilmek ayrıdır, müdahale etmek ayrıdır. Allah bilir ama seni zorlamaz. İstediğini yapabilirsin. Yoksa dünya imtihanı olmazdı. Kimin daha iyi bir insan olduğunu birbirimize ispat ediyoruz.
Tamam işte bu imtihan değil. Biz bir şeyi kazanmıyoruz ya da cezalandırılmıyoruz. Yaratıcı bizi ne için yarattıysa sonuçta o olacak. Biz çırpınsak ta yaratıcı bizi ne için yarattıysa onu yapacak. Hiç bir insan iradesi yaratıcının hükmüne karşı gelemez.
Özgür iradeyi kitaplarda bulabilirsiniz ama ispatlayamazsınız.
Düşüncenin veya kanıtın olmadığı yerde inanç başlar. Kimse yaratıcıyla konuşamaz, gözleriyle göremez ama var olduğuna inanır. Bugün birisi çıkıp ben Allah'la konuştum dese deli derler, ama binlerce yıl önce bunu diyenlerin uğruna ölünüyordu. Ve binlerce yıl sonra hala onların sonsuz kudret sahibi ile konuştuğuna inanılıyor. Mantıksal zemine oturtunca şimdi akıl dışı karşılanan birşeye binlerce yıl önce olmuş ama deyip zerre sorgulamadan peşinden gitmek muazzam bir eğretileme.
İspatla desen, havayı görmüyorsun ama var olduğunu biliyorsun gibi saçma argümanlarla gelirler. Hava, elektrik, rüzgar gibi varlığı çok net ispat edilebilecek basit şeylerle yaratıcının varlığını izah etmek te çok saçma. Havanın görevi belli iken sonsuz kudreti anlatmak için kullanılması insanoğlunun acizliğinden başka birşey değil.
Sanat var sanatçı var argümanı da var. Bir sineğe bakıyorlar sanatı görüyorlar, bunu yaratan bir sanatın sahibi var deniyor. Evren vesayre muazzam ve aklımızın ermediği hala açıklanamayan kara madde.
Tamam zaten olay bunlar, olay bunları yaratan yaratıcıya ulaşmakta anlamakta, neden yaratıldığını sorgulamakta.
Şu an milyarlarca galaksi içinde trilyonlarca gezegen var olduğu bilimsel olarak ispatlandı. Trilyonlarca gezegen içinde, yani kendi idrak sınırlarımıza indirgersek, bir kumsaldaki bir kum tanesi üzerinde yaşayan bilinçli canlılarız, bence kendimize çok büyük değer biçiyoruz.