Tamamen hayat deneyimlerime göre konuşacak olursam büyü diye bir şey vardır arkadaşlar maalesef. Çevrenizde görmemiş olabilirsiniz, teokratik bilgileri reddedebilirsiniz ve bilme aşırı bağlı kalmak isteyebilirsiniz. Ama ister ister inanmayın vardır. Sırf bu işler yüzünden köyümden ve köyümün insanından nefret ederim. Memleket neresi diye sormanıza gerek yok. Google güvenli aramaya geçmeden önce "Giresun" yazdığınızda otomatik tamamlama özelliği ile "büyücü" kelimesini sonuna şak diye ekliyordu.

Sırf bu "büyü" işlerinden yuvaların yıkıldığına, insanların olmadıkları gibi davrandıklarına, hayatlarının karartıldıklarına şahit olduğumu söyleyebilirim. Dini inancı olan biriyim ama her önüme sunulana inanacak kadar kör kütük bağlı değilim. Bu büyü bilmem ne işlerine inanmazdım ama gördüklerim ve duyduklarımdan sonra inanır hale geldim. Bazı insanlar için ciddi bir kaçış kapısıdır bu arada. Ortada böyle bir durum olmasa bile olumsuzlukları ona bağlarlar falan.

Büyü konusunda sekmeyen senaryolar vardır mesela. Bir erkeğin annesi, erkeğin getirdiği kızı gelin olarak istemiyorsa ve ayıramıyorsa hiç sektirmez başvurur. Bir yakın akraba birine göz koymuşsa (kızını veya oğlunu vermek istiyorsa) ve bunu başaramazsa affetmez büyüye başvurur. Bir babanın evlatları arasında sürekli anlaşmazlık varsa sözünü geçirmek isteyen hiç acımaz büyü yaptırıp kontrolü ele alır.

Ben başlangıçta hepiniz gibi düşünüyordum. Allah kulunu korur diyordum. Allah izin vermez diyordum. Allah cezalandırır diyordum. Ancak sanırım terazi öyle çalışmıyor arkadaşlar. Artık sınama mı denilir adına başka bir şey bilmiyorum. Ben hafız olan, hacca giden, karıncayı incitmeyen, tek zararı inadı olan bir adam tanıdım zamanında. Kızı, damadı ve eşi bir olup adamı yaşamaktan beter ettiler bu büyü işleriyle.