Türkiye'de bu çağ, 1998-2001 yılları arasında çok güçlüydü. İnternet kafelerde büyüyen nesiller, hızlı bir biçimde basit tasarım dillerinden, derinlemesine program dillerine geçmeye çalışıyordu. İmkanı olup evinde bilgisayarı olanlar ise, çoktan o merdivenleri ayrıcalıklı olarak çıkmıştı. Her aramada akademik siteler karşımıza gelir, sürekli olarak doğru kaynaklardan doğru verileri bulabilirdik. Türkiye'de, Türkçe kaynak yok denecek kadar azdı.
O zamandan bu zamana değişen şey, her şeyi bilmek istemek ya da herbokolog olmak değildi. Sektörde çalışan insanların ne iş yaptığını dahi anlamayan işverenlerin, daha çok iş, daha az maaş mantığı hakimdi. Haliyle, Avrupa'da Java geliştiren biri, sadece Java geliştirirken, Türkiye'de hem görsel arayüz tasarımı yapmak zorunda, hem de patrona çay koymak zorundaydı. Haliyle, zamanla bu da evrimleşti. Şimdi kaç tane teknolojiyi yan yana dizdiklerinden habersiz bir nesil, patron oldu. İstediği şeyi dahi bilmediği insanda, aradıkları vasıfların aslında tek kişide olamayacağını bilmeden personel aradılar. Verdikleri ücret boş mezun mühendis ücreti bile değil.
Siz söyleyin, 22 yıl yazılım geliştiren, Java, C#, PHP gibi dillerin hepsini bilen, arayüzünden yapay zekasına kasmış, çok alakasız disiplinlerde bile uzmanlaşmış birinin maaşı ne olmalı? Yok öyle bir maaş. Özelliklerinden sadece bir ya da birkaçına maaş alıyorsun tam olarak. Ancak, beklenti hepsini yapabilmen.
O çağa geri gitsek bile, neyi yanlış yaptığımızı anlamadan, belki de çok daha kötü bugünlere gelirdik.