fatiheryildiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Diğer inanışlara ve dinlere saygılı olmak şartıyla fikrim şu yöndedir. Müslümanların yaşadığı bir ülkede yaşanan sorunlara şöyle bir bakın.. Herşey ve herkes dinin gereklerine göre yaşasa bu ülkede adliyede bir tane Müslüman kalmaz.. Adliye ile işi olmaz..
Hangi islamın gereklerine göre yaşasa mesela?
Senin islamın mı? Adanan Oktar'ın islamı mı? Cübbelinin islamı mı? IŞİDin islamı mı? Selefi Vahabi islamı mı yaşasalar?
Yoksa İran gibi şia islamını mı yaşasalar?

Din ile ilgili en büyük problem birilerinin iddia ettiği gibi dinin tanrıdan gelen tek doğru bir yol olmadığıdır.
Din alim denilen adamların kitaba hadise ve kendi akıllarına göre yorumladıkları bir disiplindir ve çoğu zaman bu yorumlar siyasi çatışmalar yüzünden farklılık gösterir.
Hristiyanlıkta da katolik ortodoks protestan diye bölünmüşler.
Yahudilerde de ortodoks, yenilkçi, muhafazakar mezhepler var.
Herkes dini kendine göre yorumlar ve kendine bir din anlayışı geliştirir ya da birilerinin din anlayışını kabul eder içselleştirir.
Her insan için kendinden çok dini yaşayan yobaz, kendinden az dini yaşayan günahkardır.

Yani mesele zaten dinin gerekleri konusunda ittifak olmaması.
O yüzden laiklik lazım, bugün birilerinin şeriat tanrının yoludur der, yarın şeriat gelse ağlar bu benim Allahın şeriatı değil diye.
Bugün terörist denilen ışid, terlikle gezen taliban da her icraatını her katliamını bir ayete bir hadise dayandırıyor.
Cemaatlerde büyük ahlaksızlıklar yapanlar da, tanrının adını bağırıp kafa kesenler de dinin gereklerini yaşadıklarını düşünüyorlar.
Ama senin kafandaki islamın gereklerine uymadığı için onları aforoz edersin onlar gerçek müslüman değil dersin.
Merak etme hocam onlar da sana müşrik diyor mürted diyor o adamların islamına göre de senin katlin vacib.

İnsanlar dine göre değil yaşadıkları ülkenin yazılı hukuk kurallarına göre yaşasalar adliye ile kimsenin işi olmaz.