Flankes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kimse ilmi, fenni inkar etmiyorki.
Ama nedense bir insan dini inanışına göre yaşayınca hemen sanki din ilimi inkar ediyormuş gibi bir karşı atak başlıyor...
Sevgili peygamberimizin ilim ve bilimle alakalı onlarca belkide yüzlerce hadisi vardır... Mesela "İlim Çinde de olsa gidip bulun" demiştir.
"Bana Bir Harf Öğretenin 40 Yıl Kölesi Olurum" diyen büyük islam halifesi Hz. Ali'nin sözüde ilimin ve bilimin ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Forumda din tartışmaları uzuyor ve imanlı bir insanla fikir tartışması olmaz.
Fikir tartışması bilgiyi ve bilimi öncelik olan insanlar ile olur.
İman bilişsel bir süreç değildir.

Ama kısaca söyleyeyim Din ile Bilim bir hayatı aynı anda yönetemez.
Ya bazen dini reddetmen lazım, ya bazen bilimi reddetmen lazım.
İkisini birden kullanmak isteyen bir insan birini eksik kullanıyordur.
Din denilen öğretiler hiç bir ispatı olmayan kıssalar hikayeler bütünüdür.
Bilim ise deney gözlem ile belirli kıstaslara göre üretilen kanıtlanabilir, sınanabilir, yanlışlanabilir bilgi üretme şeklidir.

Eğer bir tanrı varsa onun değişmez ayetleri fizik kitaplarında kimya kitaplarında yazar.
Bir tanrı varsa onun ayeti ışık hızıdır, plank sabitidir. O ışığa saniyeden 300 bin km den hızlı gitmeyi haram kılmıştır.
Mesela Kuranda açıkça önce dünya yaratıldı, sonra dağlar ve bitki örtüsü yaratıldı ve bereketli kılındı sonra gökyüzü yaratıldı der.
Oysa bilim der ki evren büyük patlama ile başladı yani önce gökyüzü güneş yıldızlar ortaya çıktı sonra dünya ortaya çıktı.
Yani bilimsel olarak açıkça yanlıştır bu ayet, gökleri genişletiyoruz ayetinden evrenin genişlediğini çıkaranlar önce dünyanın sonra göklerin yaratıldığını söyleyen ayeti söylemezler.

Din ve Bilim farklı disiplinlerdir.
Din bilimin ölçemediği, deneyemediği, gözlemleyemediği ve anlamlandıramadığı alanları kapsar.
Ama hayatı ölçülemeyen, denenemeyen, gözlemlenemeyen kurallar üzerine kurmak yanlıştır.