Sadece dolara bakarak kıyaslama zaten mantıklı değil onu diyorum . Arjantinde de Japonyada da dolar aynı seviyede , halkın alım gücü aynı değil . O yüzden doların durumuna bakarak karşılaştırma mantıklı değil
doğru diyorsunuz, kişi başına düşen SAGP doları değerine bakılması gerekir. 2020 itibari ile arjantin ile aramızda sadece 7000 SAGP doları var. Bu sene hesaplanırsa arjantin seviyesine düşmüş bile olabiliriz.

inanın şu kıyaslamaların akla mantığa hiç bir faydası katkısı yok.
x ülkede y saat çalışıp y asgari ücret alıyorlar bununla da z birim mazot alıyorlar t birim ekmek q birim yumurta... inanın zırvalıktan başka bir şey değil
ben size bütün bu denklerleri özetleyeyim ;
1- üretmezseniz satın alırsınız
2- satın alırsanız doğal olarak para ödersiniz ve bu para da her zaman çoktur.
bizim memleketimizde üretim problemi var 80 milyondan 1 milyon bile kendi yumurtasını üreten bulamazsınız yumurta bu ya kıçı kırık tavuktan çıkan bu ülkenin her karışında rahatlıkla üretilebilen yaz kız fark etmeyen iklim desteği istemeyen çer çöp atık ekmek her şey ile rahatlıkla beslenebilen bir hayvanın gıda maddesi. kendi yumurtanı bile üretemezsen gider 2 liraya alırsın ki bunlar iyi günlerindir oturur falanca ülkede asgari ücretle 100 koli yumurta alınıyor hesabı yaparsın. manasızdır gereksizdir. tembeliz bu kadar basit.
Üretimin artması için "sırtını devlete yasla" ve "herkes üniversite okumalı" anlayışlarının son bulması gerekiyor. Köylü memur olucağım, okul okuyacağım diye şehire göç ediyor. Herkes memur olamaz veya herkesin akademik başarısı yoktur, sen ekin ekmede başarılıysan ekin ekmeye devam et. Gidipte senle alakası olmayan üniversitenin bölümlerini okuma. Bu kafa yapısı bizim milletimizde yıllardır devam ediyor, her seçim zamanında seçim vaadi olarak siyasiler sürekli memur alacağız diye bi taraflarını yırtıyor ve halk buna seviniyor (bknz:
kılıçdarın muhtar yardımcısı alacağız açıklaması).
Bizim bu sıkıntılardan kurtulmamız için minimum ilk 5 yıl üretim odaklı ekonomik model uygulamamız gerekiyor. Sonrasında da liberal ekonomiye yani şahsın zenginleşmesi odaklı ekonomik modele geçmemiz gerekiyor. Yoksa bu yalancı liberal ekonomik modelde yapılan yanlışlar 5 yıl daha devam ederse ülke olarak tamamen dışa bağımlı olacağız.
Diyelim bu sürece geçtik, üretimin artması için yapılması gerekenler nedir?
- Köy ensitütülerini geri açmaktır. Çocuklar ebeveynlerin gözünde hem üniversite okumuş oluyor hem de köydeki iş gücü şehire kaçmıyor. Köy ensitütülerini geri açarsak köylü tarım hakkında kendini daha da geliştirir ve verim artar.
- Memurların yüzde 50 si gereksizdir. 5 milyon memur varsa 2.5 milyonu işten çıkarılmalıdır.
- Devlet üniversitelerinin hepsi kapatılmalıdır, birisinin cidden akademik başarısı varsa devlet desteği ile okumalıdır.
- Köylüden hiç bir şekilde vergi alınmamalıdır, sürekli mazot ve yem desteği vermek yerine mazotun ve yemin fiyatını nasıl düşürebilirim mantığıyla hareket edilmelidir.
- Köylü sağlık hizmeti için şehire inmemeli. Şehirdeki sağlık ocaklarının en az yarısının kapatılıp köylerde kapsamlı köy sağlık ocakları açılmalı.
Daha bir çok madde eklenebilir, ben şimdilik aklıma gelenleri yazdım. Böyle bir şey olması için sadece başımızdakilerin gitmesi yetmez, zihniyetin değişmesi lazım. Yoksa t gider yerine k gelir aynı tas aynı hamam devam eder.