malasef bu durumlar,bizim işlerdeki insanların genel sorunu hocam.forumda/forumlarda bu konu her zaman açılır,dertleşilir

en çok şikayet edilen meseledir yani bizler için.bi önceki mesajımda belirttigim bi ara mecburen dükkan açtım,çalışıyor görünmek için.çünkü ; para kazanıyor olman insanlara yetmiyor.diyelim ki günlük 2k tl para kazanıyorsun,evde oturup,pc başında çalışarak.insanlara göre sen işsizsin,pc başında boş boş oturuyorsun.buradan gelen günlük 2k tlyi bırak,aylık 3ktl maaş ile gel seni şu marketde kasiyer yapalım diyorlardı bana.şaka filanda degil,ciddi ciddi böyle tekliflerle ugraştım.nasıl bi mantık bu,anlamıyorumda yani.neymiş,en azından adam gibi bi işim olacakmış.gittim dükkan açtım bunların üzerine işte.evde yaptıgım işin aynısını yapmaya devam ettim,ev yerine dükkanda oturdum tüm gün.dükkanada klavye,fare,kulaklık filan koydum 3-5 tane.gelen olursa,gösteriyordum onları,alırsa alır almazsa gider.sonra işime dönüyordum.bu benle ugraşan insanlar dükkana gelip beni görünce rahatladı,aferim bak işte sende adam oldun artık bırak o işleri dediler

gelde bu insanlara laf anlat...
buna benzer durumu yıllardır babamla yaşıyorum.
duvara 1 çivi çaksam çalışıyor gibi görünürüm.
ama dağların arasında kimsenin bilmediği butik otelimize, dünyanın dört bir yanından müşteri çekmeme rağmen "bacak bacak üstüne atıp bilgisayarın başında oturuyorsun" denilerek surat asılıyor.
babamda öyle çok yaşlı falan değil yani 50 yaşında. hatta twitterdan sıkı bir gündem takipçisidir.
düşününce biraz hak verebiliyorum. yaptığımız iş hiçbir şekilde somut görünmüyor.
yine de somutlaştırmak gerektiğinde müşteri akışı yaratan tanıtımlar yapmayı bırakıyorum.
o zaman "reklam ver oğlum müşteriler azaldı" diyor
ee ben sözümona bacak bacak üstüne oturuyorum ya? hiçbirşey yapmıyordum hani?
çevremdekiler arasından kimin ne dediği hiç umrumda olmadı.
birtek nedense babamın beni ve işimi değersizleştirmesine sinir oluyorum.
yoksa kendi yolumu çizdiğimde kim benle alaycı bir şekilde dalga geçtiyse şimdi içten içe kıskançlık duyuyorlar.
olay tabi ki kazandığımız paranın miktarı biraz da. para, elde ettiğimiz başarıları belgeliyor ve somutlaştırıyor.
yine de kuruşuna kadar hak ediyoruz.
biyolojik olarak en tembel ve enerji yakmaktan uzak olan organ yani beynimizi kullanıyoruz.
akıl teri dökmek öyle kolay değil. 12 saat aralıksız inşaatta çalışabilirim yemin ederim bunun yorgunluğunu da biliyorum.
ama yaptığımız işlerdeki bilişsel yorgunluğun tarifi yok. ama anlatamazsın işte