İnsan başını aynı yastığa koyduğu hayat arkadaşının uyurken aklından ne geçtiğini bilemez lakin.. avucunda tuttuğun serçeyi sıkarsan bunalır, serbest tutarsanda acaba uçar mı diye endişe edersin.
Birbirinizi hayatta bazı şeylerden kısıtlar iseniz karşılıklı yalanlar söylemeye itersiniz.
Sevgi ve aşk ne kadar derin hissedilirse hissedilsin zamanın size bırakacağı tek yegane gerçek karşılıklı sadakat ve saygı olacaktır.

Günümüz dünyasında yaşadığınız endişe ve hassasiyet afedersiniz bir hastalık veya bir takıntılık değildir. Bu belirsiz bir endişedir ve bu endişe karşı tarafa yansıtıldığında bazı dengeler bozulabilir.
Karşınızdaki kişiye sadakat duyuyor mu diye düşünmekten önce kendinizi bilin çünkü ilişki önce kendinize saygı duymaktır, insanlar bunu yanlış lanse etse de bu böyledir.

Tüm bu olayları bir balona koyun ve uçsun, size kalan tek şey kendinize saygınız olacaktır.

Kıskanmak ta ki ne zaman bir ilişkide güven sorunu olarak adlandırılmaya başlar ise o zaman bir masaya oturulmalı ve şüphe gerçeğini düşünmelisiniz.

Ben bir kör, sağır ve dilsiz. Bunlarda elimden gelen bir kaç cümlem.