İlkokuldayken ya da daha erken yaşlardan itibaren DÜNYADA EN ÜSTÜN IRK - DÜNYADA EN DOĞRU DİN şeklinde kör milliyetçi bir anlayışla yetiştik. Bu yetişme tarzı yüzünden görgüsüzlükte, bencillikte vd kötü huylarda dünya standartlarını zorlayan birer zombi haline geldik. En sosyetik metropollerden en üca dağ başı köylerine kadar aç gözlü fırsatçı menfaatçi insan kolonileri haline geldik.
Kendin üstün gören KÖR MİLLİYETÇİLİK, bizi bir taraftan empatiden yoksun, diğer yandan eleştiriye kapalı (ve dahi özeleştiri fukarası) zombiye dönüştürdü.

Kendi kusurunu görmeyen bizler, başkası üzerinde aynı kusurları görünce TÜRKTEN BIKMIŞ TÜRK moduna girdik. bunun en güzel espirisini Cem Yılmaz yapmış. Ancak bu bıkkınlık sadece zengin elit kesime ait değil. Fakir ve eğitmsiz kesimlerde de aynı oranda var.

Bu meseleyi sadece bu zamna bağlamak, sadece iktidarı suçlamak, belli sınırlar içinde kaldığını düşünmek çok yanlış bir tutum.

Yaşadığımız bu sorun, 50 (hatta 100) yılı aşkın süren bir kültürel ve ahlaki evrimin son noktası.

Bundan 30-40 yıl önce babam beyaz eşya tamircisiydi ve buna benzer sözleri hep kullanırdı. Ben de bizzat şahit olurdum. Avrupa japon amerikan malları son derece kaliteliyken, Türk malları insanı dinden imandan çıkaracak kötü işçiliğe sahipti. Sıkılan sökülen her vidada, açılan kapatılan her kapakta malzeme-işçilik-tasarım kusurları göze batıyordu.


Dünyanın en kötü, en kalitesiz, en adi mallrını üreten çin uyanıklık yaptı ve u dönüşüyle kaliteli ürün üretmeye başladı. Türkiyede ise 50 yıl önce kimler imalat yapıyorsa bugün de aynı kişiler yanı firmalar.
Türkiyede üreticiler biraz daha vahşi ve ilkel ruha sahip oldukları için, rekabette yeni insanları ve yeni firmaları haksız rekabet yoluyla engellediler. Dünyanın en hantal bürokrasisi ise tüm bu olumsuzluklara çanak tuttu, katalizör görevi yaptı.

Bugün ülkemizde gerçekten başarılı ürün hizmet meydana getirip dünyaya açılanlar varsa bence ödüllendirilmesi gerekir. Çünkü dünyanın her yerinde böyle firmalar inanılmaz destekler görürken, bizde akıl almaz engellerle karşılaşıyor.

***

Toplumdaki bu olumsuz kültürel ve ahlaki çöküş, birbiriyle hiç alakası olmayan alanlarda, çok farklı şekillerde kendisini gösteriyor. Bu yüzden insanlar, bu olumsuzlukları eleştirirken türk şöyle türk böyle diye genellemeler yapıyor. Bu sözler sarfedilirken türk düşmanlığı vb amaç olduğunu zannetmiyorum. Yıllar önce Aziz nesin Türklerin %60ı aptaldır derken hakaret veya aşağılama amacı taşımıyordu. Tam da bu şekilde bir eleştiri yapmak istiyordu. Bugün geldiğimiz süreçte çok fazla değişme olmadığını görüyoruz.

***

Bundan 30-40 yıl önce akp yoktu. Suriyeliler de yoktu. Telefon internet de yoktu.
Ama aynı söylemler halk arasında yaygındı