WebFlux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İnsanın kendi seçemeyeceği bazı şeyler sonucu örneğin doğduğun ülke, zaman, annen baban vs bunlar sonucu meydana gelen olaylar bizim için Allah tarafından belirlenmiştir. Bu şeylerde itiraz etme gibi bir hakkımız yok çünkü elimizde hiç bir şey yokken sıfırken Allah bize bazı şeyler vermiş. Dünyanın en kötü coğrafyasında doğabilirdik. Doğduğumuzdan sonraki başımıza gelen olaylar bizim veya etrafımızdaki kişilerin kendi tercihleri tarafından meydana geliyor. Şöyle düşünebilirsiniz: Bir yol köşesinde üst tarafta balkonda izliyorsunuz. İki yoldan aynı hızda araba son hızla birbirlerine geliyorlar bu arabaların çarpışacağını biliyorsunuz. Ancak sizin bildiğiniz için çarpışmıyorlar. Kader tam böyle bir şey değil ancak basite bu örnek ile indirgeyebiliriz.
Kader bir uzun çizgi gibi x ve y noktaları bulunan yani başlangıç ve bitiş gibi düşünelim ama x başlangıcından y başlangıcına giderken karşınıza birden fazla yol sunuyor burda çizilen hayat serüveni silsileler kader ama burda karşılaştığımız olaylara verdiğimiz tepkiler ve yaptıklarımız kaza oluyor. Bu nedenle müslüman olarak kaza ve kadere inanmak diyoruz.
Bu konuşara hakimim sadece piskolojik olarak kader i anlamlandırdığımızda bazılarına iyi gelebilecek şeyler bazılarımıza kötü gelebiliyor acaba kaderi anlamak istersek bu silsilelere verdiğimiz duygusal anlamlar olabilir mi ?

Mesela savunmasız bir insanı dolandırma imkanının hayatında sana denk gelmesi kaderdir onu dolandırmak veya dolandırmamak kaza dır. Kader den değil kazalarımızdan ötürü hesaba çekileceğiz.