hnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Teşekkürler.
Söylediğiniz gibi, piyasada her şeyi belirleyen şey insan davranışı. Ancak insan davranışını belirleyen şeylerden biri de bu faiz meselesi. Yani parayı elinde tutanın, üretmektense, parasını faizde tutması ülke ekonomisi için orta ve uzun vadede negatif sonuçlar doğuruyor. Zira, üretmeden, kolayca para kazanımının tercihi kişiyi rahat hissettirse de aslında onun gibi düşünen milyonların da olması durumunda, yatırımların düşmesi yani üretimin olmaması ve enflasyon sonucunu doğuruyor. Ava giderken avlanılan bir hal oluyor. Bu soruyu ben sadece bizim ülkemiz açısından değil de tüm dünya ekonomisi adına soruyorum aslında. Sizin açıklamanızda gayet güzeldi. Bakış açımı derinleştirdi. Tekrar teşekkürler.
Faiz konusunda bile şöyle bir durum var. Faiz kötüdür demek de yanlıştır. Üretimin olması için sermaye birikimi de şarttır. Sizin 5 liranız varsa bununla üretim yapamazsınız. Ama sizin gibi 10 kişi daha 5 lira getirip ortaya koyarsa bu da 50 lira ederki bununla bir iş kurulur. Yani piyasada olan herşeyin bir nedeni var. Sermaye birikimi üretim için bir zorunluluktur ki bunun için islam birliği de katılım bankası sistemini çıkarmışlardır. İsim olarak farklı olsalarda amaçları aynıdır. Faiz sistemi de katılım sistemi de amaç olarak üretimi desteklemek için kurulmuştur. Ama üretimi desteklemek için kurulan sistemde siz üretimi olumlu sonuçlandıramazsanız bu defa sistem de kendi kendini bozmaya başlar. Sermaye olacak, yatırımcı olacak, arz olacak ve bu arza karşılık bir talep olacak. Bunların olması içinde aralarında güven olacak. Ülkemizdeki örneği vereyim. Faiz ne olursa olsun enflasyondan daha düşüktür. Dolayısıyla da sen paranı bankada değil dövizde ve kıymetli madenlerde tutuyorsun. Sermaye birikimi sorunlu. Yatırımcı sermayeye ulaşamıyor. Ulaşsa da faizler yüksek .Ürettiğini iç piyasa da satamıyor çünkü faiz yüksek dolayısıyla da piyasada para yok.Dışa satamıyor çünkü rekabet edecek imkanları yok. Bunlar olmayınca da otomatikmen zaten arz ve talep dengesi de yok. Hepsini ayrı ayrı çözmek lazım yani. Bunun için de öncelikle sermaye birikimini sağlamalı. (Kur korumalı hesaplar mesela güzel bir düşüncedir. Ama başarılı olamazsan öyle bir zarar verirki dimyada pirince giderken evdeki bulgurdan olursun) Sonraısnda yatırımcıyı teşfik etmek lazım. Düşük faizli kredi bir seçenektir ama daha da önemlisi ihracatı teşfik etmektir. Çünkü içeriye giren para dışarıya çıkandan fazla olduğu sürece ülke zzenginleşir. Böyle bu yazı uzar gider....