Elhamdulillah KDV davalarını kazandım. Kazanınca İnşaallah paylaşım yapacağım demiştim

Kısaca özetlersem

2019 yılı başında Google Adsense'den banka hesaplarına para yatanların listesini toplu incelemeye aldılar. İlk başta bizi çağırıp gönüllü uzlaşma önerdiler. Gönüllü uzlaşanlar sanırım brüt üzerinden %45 ödedi.

Beni de çağırdılar ve 2014-2018 için gönüllü uzlaşma önerdiler.

Ben 18. madde istisna kazanca sahip olduğum için kabul etmedim. Eser niteliğinde sıfırdan geliştirilmiş özgün yazılım arayüzünün bir kısmının Google'a kiraya verilmesi.

Daha sonra 2019'un sonlarına doğru müfettiş inceleme başlattı.

Müfettiş ne istediyse yaptım. Hatta düşünün müfettişin bilgisayarında Adsense paneline girerek yurtiçi / yurtdışı para kazanım miktarlarını gösterdim.

Fakat işin sonunda gördüm ki müfettişin söz hakkı oldukça az imiş.

%98.2 ispatlı yurt dışı gelire %100 kdv (halbuki %1.8 yazması lazımdı) ve %65 net karlılık yazdı. Halbuki %35 karlılığa anlamıştık.

Yurt dışı gelirlerinin oranını ben vergi incelemesi raporuna yazdırdım. Bu yüzden elimde kesin kanıt olmuş oldu.

Varlık barışı yapmamıştım.

Tabiki kazancımın vergiden muaf olması ve kazancın yurt dışından olmasına rağmen tam KDV yazılmasından dolayı bu rakamları kabul etmedim.

100 brim brüt kazanca 103 birim cezalı rakam geldi (nerden biliyorum çünkü dava açmama rağmen cezaları yansıttılar sonra sildirdim tabi)

Çok araştırma yaparak avukatsız kendim dilekçe ile KDV ve Gelir vergisi davası açtım. Sonra yapılandırma çıkınca gelir vergisi davasından vaz geçtim tutar az olduğu için. Eğer vazgeçmesem büyük ihtimal onu da kazanırdım gibime geliyor.

KDV davası devam etti ve Allah'a şükür hem yerel hem de Bölge idare mahkemesinde kazandım. Rakamlar düşük olduğu için kesinleşti ve danıştaya gitmiyor.

Bu süreçte bana en çok bu forum yardımcı oldu.

En çok yardımcı olan Kenan Gümüş @kenankenan; üstada çok teşekkür ediyorum. Kendisi üstad.

Ayrıca @alcaym; paylaşımlarından da faydalandım.

Şimdi paylaşacağım yerel mahkemenin hukuki değerlendirmesi altın kıymetinde.

2021/110 - Mersin 2. Vergi Mahkemesi - Karar No 2021/1893

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması gerektiği, hizmet yönünden ise bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması şartlarının yerine getirilmesi gerektiği, söz konusu hizmetlerden Türkiye'de faydalanıldığı durumlarda bu tür hizmetler nedeniyle istisna uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, davacının faaliyetinden elde ettiği gelirin katma değer vergisinin konusuna girip girmediği ve ihracat istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinden kaynaklandığı için, öncelikle davacının faaliyetinin mahiyet ve kapsamının ne olduğu, davacı yönünden vergiyi doğuran olayın bulunup bulunmadığı, davacı tarafından sunulan teslim veya hizmetin muhatabının kim olduğu, hizmetin hangi aşamada tamamlandığı gibi vergiyi doğuran olayın mahiyetine ilişkin hususlar belirlendikten sonra diğer sorunların irdelenmesi gerekmektedir.Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu, davacı ve davalı idarece sunulan dilekçelerdeki iddia ve savunmalar ile Google'ın internet sitesinden derlenen bilgilere göre, davacının da dahil olduğu ve gelir elde ettiği Google AdSense sistemi, yayıncılara, sundukları online içerik üzerinden para kazanabilecekleri bir yol sunan, içeriklerde yayımlanan reklamlara yapılan kullanıcı tıklamalarına veya reklam gösterimlerine göre, gösterilen reklamlar için ödeme yapan, AdSense hesabında yer alan "Engelleme kontrolleri" sayfasından reklamların kullanıcı sayfasında gösterilip gösterilmemesi yönünden kullanıcıya engelleme imkanı verilen, AdSense'e katılarak içeriklerde reklam yayımlanmasına izin verilmiş sayılan, kullanıcılara yapılan ödemelerin vergi dahil olarak yapıldığı bir sistemdir. Bu sistemde, İrlanda'da yerleşik Google Ireland firması, reklam faaliyetlerini icra edebilmek amacıyla popüler, çok tıklanan, takip edilen web sayfalarına, uygulama veya Youtube videoları/kanallarına ücret karşılığı teklifte bulunmakta, web sayfası veya uygulama/video/kanal sahipleri de (yayıncılar) dijital alan olarak kullanılan sayfalarının bir bölümünün kullanımını Google Ireland firmasına vermektedir. Uygulama veya web sayfası sahibinin dahli olmaksızın gerekli olan tüm yazılım işlemleri, hangi reklamın gösteriminin yapılacağı, reklam seçimi, şekli, süresi, tasarımı, kullanımı ve yayımı Google Ireland firması tarafından gerçekleştirilmektedir. Burada, AdSense hesabı bulunan yayıncılar tarafından bir bedel karşılığında kendisine ait olan web sayfası veya uygulamanın reklam için ayrılan bölümlerinin kiralanması, satımı veya kullandırılması şeklinde hizmet verilmekte olup, yayıncının yükümlülüğü sadece web sayfasının veya uygulamanın kullanıma hazır halde bulundurulmasından ibarettir. Bu bağlamda, devamlı suretle yapılan ve gelir elde etme amacı güden bu faaliyetin, 3065 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinde örnekleme yoluyla belirtilen ve bu maddede sayılan şekilde gerçekleşebilecek benzer iş ve işlemlerin de hizmet kapsamında değerlendirileceği hükmü uyarınca bir hizmet sunumu olduğu, diğer yandan ticari kazançların esas itibariyle sermaye ve emek kaynağına bağlı olarak ticari bir organizasyona dayandığı ilkesi uyarınca, serbest meslek faaliyeti özelliklerini taşısa dahi ticari bir organizasyon içinde yapılan faaliyetten elde edilen gelirin ticari kazanç sayılması ve ticari kazanca ait hükümlere göre vergilendirilmesi gerektiği, olayımızda olduğu gibi yayıncının faaliyetine konu web sayfası tasarımı, video veya kanal yayını yahut benzeri uygulamaların davacı tarafından veya bir üçüncü kişiye yaptırılabilecek faaliyetler olması nedeniyle, yaptığı veya yaptırdığı uygulamalar üzerinde reklam için ayrılan alanı Google Ireland firmasına bedeli karşılığında kullandırma şeklinde yayıncı tarafından verilen hizmetin ticari faaliyet ve elde edilen gelirin de ticari kazanç olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nokta da, hizmetin konusu, yayıncıların hazırladığı veya hazırlattığı "web sayfası, uygulama, video, kanal yayını vs." değil, bu uygulamalar üzerinden reklam için "alan kullandırma" olduğunu vurgulamak gerekir.Uyuşmazlığın, davacının faaliyetinin ve sunduğu hizmetin "hizmet ihracı" kapsamında olup olmadığı yönünden değerlendirilmesine gelince; verilen hizmetin mahiyetinin ne olduğu ve muhatabının kim olduğu yolunda yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, AdSense hesabını kullanan yayıncılar tarafından Google Ireland firmasına verilen alan kullandırma hizmeti, reklam hizmeti olmadığı için Google Ireland firmasının yükümlülüğünde olan ve nihai kullanıcılara yapılan reklamların yurt içindeki ya da yurt dışındaki müşterilere yapılıp yapılmadığının bir önemi bulunmamaktadır. Zira, yayıncıların AdSense hesabını kullanarak Google Ireland firmasına sunduğu hizmetin muhatabı bu firma olduğu gibi, web sayfası ya da uygulama üzerinde reklam alanı için ayrılan bölümün kullanımı da bu firma tarafından kendi teknik ekibi vasıtasıyla gerçekleştirildiğinden, yayıncı yönünden hizmetin Google Ireland firmasına yapıldığı kabul edilmelidir. Diğer taraftan, Google Ireland firmasınca, reklam verenleriyle yapılan özel anlaşmalar uyarınca reklamların hitap ettiği kitleye, ülkeye veya sair ölçütlere göre nihai kullanıcılara sunumu ise yayıncıların sunduğu hizmetten ayrı bir süreç olup kendi özel koşulları da gözetilerek ayrıca değerlendirilmesi gereken farklı bir tartışmanın konusudur. Diğer bir anlatımla, Google Ireland firmasına reklam veren bir firmanın aldığı hizmet, hedef kitlesinin bilgilendirilmesi, ikna edilmesi ve satın almaya yöneltilmesi hizmeti olup, burada tüketilen ve faydalanılan hizmet türü reklam hizmeti olduğundan ve bu hizmet reklam verenlere Google Ireland firması tarafından sağlandığından yayıncılarla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Nitekim, bir çok uyuşmazlıkta olduğu gibi olayımızda da, yayıncılar tarafından muhataplarının Google Ireland firması olduğu, sistemin işleyişi ve kontrolünün tamamen bu firmada olduğu, hizmetin bu firmaya sunulduğu ve para transferinin de bu firmadan kendilerine aktarıldığı, söz konusu reklam hizmetinin kendisi tarafından verilmediği, reklamların hangi ülke vatandaşlarına hitap ettiğinin veya hangi ölçütlere göre yayınlandığının bilinmediği ifade edilmekte, Google'ın internet sitesindeki bilgiler de bu ifadeleri destekler nitelikte olup inceleme elemanlarınca veya idarelerce aksi yönde bir iddia da ileri sürülmemektedir. Bu durumda, davacı tarafından verilen alan kullandırma hizmetin katma değer vergisine tâbi olduğu ve bu hizmetin, kullandırılan alanda yayınlanan reklamı görüntüleyen kullanıcılara değil, kullandırılan alanda reklam yayınlayan İrlanda'da yerleşik Google Ireland firmasına yapıldığı, dolayısıyla yurt dışındaki müşteri olduğunda tereddüt bulunmayan Google Ireland firmasına yapılan hizmet yönünden 3065 sayılı Kanunu'nun 12'nci maddesindeki şartların bir arada gerçekleştiği ve aynı Kanun'un 11'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca katma değer vergisinden istisna tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, davacı hakkında düzenlenen inceleme raporu uyarınca belirlenen matrah farkları üzerinden hesaplanarak 2017/Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.

HÜKÜM :Açıklanan nedenlerle;1. Davanın KABULÜNE,2. Dava konusu 2017/Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına,3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332'nci maddesi uyarınca, aşağıda dökümü yapılan 202,30 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,4. Artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, istemde bulunulmaması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkememizce davacıya re'sen iadesine,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 45'inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Adana Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde karar verildi.

2022/781 - Adana 2. Vergi Dava Dairesi - Bölge Mahkemesi - Karar No 2022/973

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemelerinin 46'ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.


KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin, Mersin 2. Vergi Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih ve E:2021/110, K:2021/1893 sayılı davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf isteminin REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan 157,60-TL istinaf yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,3. Artan posta giderinin, karar kesin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca Mahkemesince re'sen davalı idareye iadesine,4. Kararın taraflara yedi (7) gün içinde tebliği için dosyası ile birlikte Mahkemesine gönderilmesine, 5. Dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin (b) bendinde belirtilen parasal sınırın altında kaldığından temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.