" Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar. "

- Atatürk.

Ev sahipleri bugünlerde iyice göstermiş oldu bu sözün doğruluğunu. Ceplerine biraz daha fazla para girecek diye Türkleri evlerinden çıkarıp arapları, pakilari, surileri aldılar. Bunlar daha fazla ödüyor diye evlerini, arsalarını, dükkanlarını bunlara sattılar. İşverenleri Türkleri işten kovdular yerine 2-3 kaçak göçmen soktular.

sonra da Filistin'e kızıyor millet. satmasalardı İsrail'e her şeylerini diye. oysa paranın dili dini yok belli ki birileri için. yeter ki gırtlağına daha fazlası girsin, varını yoğunu satar.

bu konu da bunun güzel bir örneği olmuş yine.

dişinden tırnağından artırıp kredi çekmişmiş. düşük faizlerle akla mantığa ters uygulamalarla çektiğin krediler aradan geçen zamanda zaten kur artışı sonucu pul kadar değere düştü. bunları hiç konuşmaz, ağzını açmaz, soran olursa dişten tırnaktan artırdık der. istiyorlar ki hem evlerinin değeri katlanırken hem de kiralar da uçsun, çünkü beyimiz ne olursa olsun kazanmalı. kiracı isterse ölsün gebersin, kime ne. onun derdi mi? atarım, alırım bi afgan, arap, bakarım keyfime kafasında. yapabilse yapar emin olun. kanun koruyor kiracıları, o yüzden yap(a)mıyorlar.

risksiz yaşama çabasıyla ömrünü tüketmeye devam et. isyanlarında başarılar. o yazını beğenenlerde gördüğüm isimler de gram şaşırtmadı.