BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Şöyle bir şey ekleyeyim, kişiye değil ama bulunduğu makama saygı duymak zorundayız ama sevmek zorunda değiliz diye biliyorum yani kimse kimseyi zorla sevecek diye bir şey yok. Mesela ben sarı ve ıslak tuvalet terliğini çok daha fazla seviyorum kendisinden, sevmemek suç değil ya? Bulunduğu makama ise aşırı saygılıyım, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamı, ülkenin en değerli koltuğu, en değerli rütbesi. Demokrasi diye bir olay var, iyidir kötüdür tartışılır çünkü çoğunluk her daim haklı olmayabilir veya bazen çoğunluklar da hata yapabilir, benim sevmediğimi bir başkası çok sevebilir, onun sevmediğini ise ben çok sevebilirim ama çoğunluk ne derse o olur. Fakat sevmeme hakkımız özgürlüğümüz hala varsa bazı inanları sevmeyebiliriz diye düşünüyorum.

Neyse, konu başlığına ve videoya gelecek olursak birkaç senedir pandemi etkisi ile konserler epeyce azaldı ama müziğin birleştirici gücü asla azalmaz, en fazla müziğin saati falan kısıtlanabilir, hepsi bu. Farklılıklarımızın farkındayız aslında hepimiz, farklarımızdır bizi insan yapan, klonlardan ayıran. İşte bu yüzden farklılıklar bizi insanlaştırıyor diye düşünüyorum, ayrıştıran aslında farklılıklar değil, farklı düşünen insanlar.
İşte olması gereken, en doğru yaklaşım bu. Maalesef kutuplaşma toplumu öyle bir yere itti ki insanlar kendi değerlerinden, rasyoneliteden uzaklaşır oldu. Umarım bu ve benzer görüşler sandığım gibi çok azınlıkta kalmıyordur.