Öncelikle enflasyon ve kira artışlarının kat sayısı veya hayrimenkul arzı ile doğrudan alakası yok.
Kiralar enflasyonu körükleyecek politikalar izlendiği için artıyor daha da artmaya devam edecek.
Kat sayısını arttırarak kira sorunu falan çözülmez.
Bu talep sadece kentsel dönüşüme para vermek istemeyen ev sahiplerinin sorununu çözer.
4 kat imar olan yeri 5 kata çıkarmak demek bölgede yaşayacak nüfusu %25 arttırmak demektir.
Sonra o bölgede artan nüfus ile tüm kamu hizmetlerini de %25 arttırmak gerekir.
Yani birilerinin cebinden kentsel dönüşüme para çıkmasın, müteahhitler para kazansın, kiralar düşsün diye bölgedeki tüm altyapıyı ve kamu hizmetlerini de %25 arttırmak gerekir.
Bu kamu hizmeti yatırımlarındaki %25 artışı müteahhitler ödemeyecek hepimiz ödeyeceğiz.
Sonra park yeri kavgası yüzünden bir birini vuranları, port yetmiyor diye internet bağlatamayanları, trafik çilesinden, kesilen elektiklerden su kıtlığından şikayet edenleri izler durursunuz.
Bir bölgedeki nüfusu arttırdınız mı çöp kamyonundan otobüse, alt yapı şebekelerinden otoparklara herşeyi %25 artttırmanız gerekir.
Bugün Türkiye'deki şehirlerin devasa köyler olmasının nedeni plansız çarpık yapılaşmadır.
Hala aynı kafa devam ediyor.
Hakkında temel bilgiye sahip olmadığımız konularda düşünüp fikir üretmeyi bırakmamız lazım.
Bırakın şehirleri müteahhitler ya da kentsel dönüşümcüler değil şehri planlamacıları planlasın.
Yoksa 100 bin olarak planlanan alanları 120 bine çevirirseniz insanlar susuz kalırlar.