Birçok insan 45-50 yaşında dünyada topu topu 5 meslek olduğunu kavrar. Bu yaştan sonra çocukları onu adam yerine korda dinlerse aile gelişimine bir farkındalık eklenir. Çocuklar 45-50 yıl geçirmek zorunda kalmaz ilüzyon perdesini yırkmak için. Bu 5 meslekten bir tanesi elbette "tüccarlık". Tüccarlıkta diğer 4 meslek gibi aile kültürü gerektirir. Her tecrübe, her bilgi kullansın kullanmasın bir sonraki aile bireyine aktarılır ki, sıradan insanlardan kolayca sıyrılıp yaşamını sürdürebilsin. Peki ailesi, kulluktan, kölelikten, ırgatlıktan, askerlikten (er) gelen biz osmanlının üvey evladı Türkler nasıl öğreneceğiz bu bilgileri. Avrupa veya Çin gibi yerleşmiş kültürlerde atalarımızın yazdığı kitaplardan, anlatılan hikayelerden yani bizzat toplumun kendisinden bir birey tüccarlık kültürünü öğrenip kendini geliştirebilir.

Peki Türkiye`de durum nasıl ?

Hikaye konuları (Alçak tüccar, hilekar tüccar, şeytanın evladı tüccar, kafir tüccar, paragöz tüccar, vs.vs.)
Toplumsal sözler (Çok mal yalansız olmaz, Allah sevmediklerine bu dünyada çok mal verir, Peygamberlerde fakirdi, Fakirler cennette alacaklar vs. vs.)

Yazılı aktarılan kitaplar


Anlayan kişiler için Türkiye zenginlik içinde yüzmesi gereken bir toprak parçası iken sürünmeye mahkum olmasının sebebi yukarıdadır. Anlamayanlar için zaten "dıjjj güjler yetiyah"