Olayın tümünü birlikte değerlendirmek lazım arkadaşlar. Bazı arkadaşlar "orada 30 kuruşa satılamıyor ama ben marketten 10 liraya aldım" vb yorumlar yazmış. Çok normal böyle olması. Çünkü tarladan çıkıp markette sana ulaşması için de belli maliyetler var. Özellikle taze meyve/sebze işi çok incelikli bir iş. Hem yetiştirmesi, hasadı zor, zahmetli hem de pazarlaması, nakliyesi, muhafazası zor.
Öncelikle her ürün belli aylarda daha kolay yetişiyor ve o sebeple de herkes o ürünü yetiştiriyor, bir planlama yok. Tarladan 30 kuruşa çıkan domates 4-5 el değiştiriyor tüketiciye gelene kadar. Önce hale girmesi lazım, halde kabzımallar alıyor sanırım. Sonra oradan toptancılar alıp perakendecilere dağıtıyor vs. Bu arada tedarik zincirindeki herkes kendisine geliş maliyeti üzerine kar ekliyor. Tarlada 30 kuruş, halde 3 lira, istanbula geliyor 8 lira, pazarda satılıyor 10 liraya. Çiftçi halkı, ürettiği ürünü satamıyor, elinde kalıyor. Tüketici haklı, çünkü her şeyi pahalıya alıyor! Peki sorunun kaynağı nedir? Gıda sektörünün serbest piyasa denen kapitalizmin insafına terkedilmesi! Çözüm ise çok basit aslında.
Merkezi planlama ile hangi ayda hangi bölgede hangi ürünlerin yetiştirileceği planlanır, maliyetler hesaplanarak eldeki kaynaklar en verimli şekilde değerlendirilir, ve tüketici olan halkın önüne gelen ürün hem daha kaliteli olur, hem daha az maliyetli olur. Bunu yapmanın yolu da patronların ve gıda tekellerinin karlarını değil de halkın çıkarlarını düşünen sosyalist bir iktidarın kurulması. Başka türlü gıda sektörü kapitalist anarşiye teslim...
Bu mevsimde Antalyadan istanbula salatalık almaya gelmez kimse, çünkü Sakaryada da salatalık yetişiyor bu dönemde. Antalya ile Sakarya arasında nerden baksanız 3-4 kat nakliye maliyeti çıkar. Akaryakıt fiyatlarının yüksekliğini de düşünürsek antalya kurtarmaz.