Bunaltıcı bir Haziran akşamıydı...
"Bu ülke nereye gidiyor!" diye söylendiğimde...
Yaklaşık 1 yıl önceydi.

O akşam forumda "evlenmekte artık hayal oldu" diyerek bir konu açmıştım.
3-5 dakika içinde tokat gibi bir karşılık geldi. Konum kilitlenmişti.
Moderatör şunu söylemişti; artık şu karamsarlıktan kurtul.
Çok sinirlenmiştim.

Yaptığım tek şey, sevdiğim kızla evlilik planlarımın parasızlık yüzünden gerçekleşemeyeceğini dile getirmekti.
Sadece içimi dökmek istemiştim. O yüzden konumun kilitlenmesi büyük bir hadsizlikti.

Bu olaydan sonra içimdeki öfkenin ateşiyle daha çok saldırmaya başladım.
Umutsuzca ihtiyacım olan parayı kazanmanın yollarını aradım.
6-7 saat uyumanın dışında sürekli iş başındaydım. Pazar günleri de dahil.
Öyle zamanlar oluyordu ki, bilgisayardaki yazıları okuyamayacak kadar bulanık görüyordum. İnanın abartarak anlatmıyorum.

Sağlık problemlerimde hemen ardından geldi zaten.
Bir gece kafamın içine bıçak saplanmışcasına acıyla uyandım.
Başım dönüyordu ve bilincim yarı kapalıydı. Saat 4 civarlarıydı.

Ailem o sırada şehir dışındaydı. Telefonla annemi aradım.
Telefon sesine babam da uyanmış. Direk taksiye binip hastaneye gitmemi söylediler.
Taksiyi nasıl aradım ve çağırdım hiç hatırlamıyorum. Sadece takside hatırladığım bir an vardı.
İnternetten belirtileri yazdığımda yüksek ihtimalle "tümör" olabileceği yazıyordu.

Neyse, uzatmayalım. Devam eden MR çekimleri, muayeneler derken şükür ki korkulan olmadı.
Ama bu olay benim derhal kendime çeki düzen vermem gerektiğinin sinyaliydi.

Bunun için kendimi gerçekten eğittim. Çünkü aşırıya kaçmanın sonuçlarını acıyla deneyim etmiştim.
Daha verimli çalışmanın yollarını aradım. Sonunda stressiz çalışmanın yolunu buldum.
Uzun saatler çalışmama da gerek olmadan kazancımı hızla arttırmayı başardım.

Gelelim evlilik konusuna.
Yaklaşık 2 yıldır evlenmek için verdiğim mücadele sonunda bitmişti.
Biliyorum bunca şeyin ardından mutlu bir son olsun istersiniz. Ama öyle olmadı. Evlenemedik.
Bu özellikle bir erkek için fazlasıyla onur kırıcı. Kimsenin yaşamasını istemem.

Fakat ben bu süreçte "iyimser" olmayı zaten çoktan öğrenmiştim.
Biten ilişkimin yasını tuttuysam da, hızla toparlanmaya gayret ettim.

Konu en başından beri "karamsar" olmamın sonuçlarıydı. Bunu fark ettim.
Kaygı ve umutsuzluk bizi sadece kaybeden yapar.
Ne kadar hırslı veya çalışkan olduğumuzun hiçbir faydası yok.
Bir şeyin olmayacağını ne kadar sık dile getirirsek, o kadar olmaz.

Bu düşünceyi tam tersine çevirdiğimde aldığım sonuçlar inanılmazdı.
Bardağın sadece dolu tarafına bakarak bile hayatın olumlu gitmesi sağlanabiliyor.

İnsanlar mutlu olduğunda gülümser. İlginçtir, gülümsediğinde de mutluluk hormonları salgılanır. ( tamamen bilimsel )
Yüzünüze zoraki de olsa gülümseme yerleştirin neler olduğuna şaşıracaksınız

Yani kısacası dostlar...
Şartlar neyi gerektirirse gerektirsin iyimser olmak her şeyi düzeltir düşüncesindeyim.
Ekonomi dipleri görürken bile bu şekilde düze çıkmayı başarabiliyorum. Size de tavsiye ederim.

He bu saatten sonra o kız dönse de ben yokum artık. ( baya içerlemişim )

Saygılar ve sevgiler...