Benim lisede başıma gelen bir olay vardı. Hazırlık vardı o zaman. Okulun ilk günleri. Yan sınıftan birileri sataştı, ses etmedim. Sonra bunlara anladıkları dilden cevap vermeye, laf sokmaya başladım. Bir tanesi ısrarla devam etti. Birkaç hafta daha bu akran zorbalığı denen şey devam edince, bunların sınıftan tanıdığım arkadaşla buna haber gönderip, çok ağır, buraya yazamayacağım en yakın akrabası ile ilgili bir şey yapacağımı söyledim ve o gün her şey düzeldi. Beni görünce naber diye ismimle hitap etmeye başladı.
İleride çocuğum olursa, daha küçük yaşta öyle bir yetiştireceğim ki, hem haklıyı haksızı ayırt edebilecek, hem de büyüyünce böylelerine gerekeni yapabilecek.
Maalesef gerekli olan şey, fiziksel güç. Bu sadece Türkiye için geçerli değil. Bütün dünyada, gelişmiş dediğimiz Avrupa ülkelerinde de geçerli olan bir şey. Bir kafes dövüşçüsünün sözü vardı. ''Güçlendikçe ve dövüş öğrendikçe insanlarla diyaloğun gelişir, daha iyi ilişkiler kurarsın'' diyordu. Çünkü karşında sana terbiyesizlik bile yapılsa, 5 yaşında çocuk sana laf atmış gibi hissedersin. Diğer türlü, o bana şöyle dedi, o bana bunu yaptı diye içimizi yiyoruz, olan bize oluyor.