Şimdi "gelelim arabesk neden bitti?" sorusunun cevabına...
Toplumlar sınıflardan oluşur ve kültür alanı da bu sınıflar arasındaki mücadelenin konusudur. Toplumda işçi sınıfının örgütlü olduğu, solun ideolojik olarak daha güçlü olduğu dönemlerde kültür sanat alanı da buna göre şekillenir. Örneğin 60-90 arası tüm dizi/sinema vb alanlarda hep onurlu, namuslu, dürüst yoksullar ve üşşkağıtçı, hrrrsız, dlllandırıcı, namıssız zengin/fabrikatörler vardır. Çünkü örgütlü olan işçi sınıfı kültür/sanat alanına da ideolojik olarak hakimdir. 12 Eylül darbesi ile birlikte işçi sınıfının sendikal ve siyasal örgütlülüğü dağıtıldı ve 90'lar itibariyle de ideolojik alanda işçi sınıfı geriletildi. Sonra ağa dizileri, mafya dizileri, holding patronu dizileri doldurdu tüm tv kanallarını.
İşte işçi sınıfının örgütlü olduğu ve kültür sanat vb üst yapı kurumlarında da ideolojik olarak üstün olduğu dönemlerde, işçilerin emekçilerin solculaşmaması, yaşadığı sorunlara "kader" deyip "felek"ten hesap sorması, ağaya, patrona, düzen sahiplerine yönelmesi gereken öfkenin insanın kendi içine çökertilerek, toplumu çürütmenin aracıdır arabesk. İşçi sınıfına, işçi sınıfının ideolojine, akla, bilime, mantığa, insani olana bir saldırıdır arabesk. Aynı dönemde örgütlü emekçi kimliğinin karşısına konmaya çalışılan burjuva ideolojilerinden milliyetçilik henüz bu derece örgütlenememiş, siyasal islamcılık ise çok marjinal tarikatçılık halinde yeni yeni oluşturulmuştur. Emekçilerin siyasi ve ideolojik yükselişine karşı burjuva sınıfının "çürütücü" bir ideolojik saldırısıdır arabesk. 12 Eylül darbesi ile işçi sınıfının örgütlülüğü dağıtılmış, buna paralel olarak da ideolojik olarak işçi sınıfı geriletilmiştir. 12 eylül sonrası arabesk vb ideolojik girdilerin kalıcı bir sermaye iktidarını sağlama almaya yetmeyeceğini gören burjuvazi çözümü eski düzenin sahipleriyle uzlaşmada bulmuş, emperyalizmin bölgesel politikalarının bir uzantısı olarak siyasal islamı bir yandan toplum içinde tarikat/cemaat şeklinde örgütlerken, bir yandan da siyasal islamcılığı ideolojik alanda iiçi sınıfının üzerine boca etmiştir. Özet olarak, 60-70-80 ve kısmen 90'lı yıllarda toplumu uyuşturan, sorunların somut neden/sonuç bağlamından kopartılmasını, çözümsüzlüğe havale edilmesini salık veren, çürütücü arabesk kültürünün yerini aynı özellikleri taşıyan ve bir örgütlülüğe de yaslanan siyasal islamcı ideoloji almıştır.