kadirilgin1453 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba hocam kimseye yukardan baktığım yok çok şükür ailemede destek oluyorum.
Aynen şöyle yazdım

Buyrun?
Hocam aramadan önce mesaj atsaydınız keşke
Belki müsait olamayabilirim vs.

Burda kimseyi kırmak yada incitmek yada üstten konuşmalı bir durum yok.
Hem aramızdaki mesajları nasıl okudunuz
Hocam aramadan önce mesaj atsaydınız keşke demek beni aramak için benden izin alman gerekiyor demektir.
Bir ilana numaranı bırakman insanlara seni aramaları için izin vermek demektir zaten.
Adam sana bir şey satmaya çalışan tacizkar bir satıcı değil, satıcı sensin o adam senden bir hizmet talep edecek alıcı.
O esnada müsait değilsen belki müsait olamayabilirim demezsin.
Kusura bakmayın şu anda müsait değilim size yarın dönüş yapacağım dersin.
Adam da yanlış bir zamanda aradığını anlar ve yarın ona dönüş yapmanı bekler.
Bu yazdığın sözlerin alt metni sen düşüncesiz bir insansın, insan tanımadığı birini aramadan önce bir mesaj atarak izin ister demektir.
İşin ilginç yanı kişi seni blokladığı için bir de konu açıp durumu şikayet etmişsin.

Ticarette müşteri ile üstten konuşabilmenin tek yolu bir malın ya da hizmette tekel olmak ve müşterinin bu mala hizmete kaçınamayacağı bir ihtiyacı olmasıdır.
Yani az bulunan, kıymetli olan malın hizmetin kendisi olduğunda, müşteri de çok sayıda ise zaman satıcı üst pozisyondadır.
Ama gerçek dünyada değerli olan şey paradır. Mal hizmet paraya çevrilebildiği sürece kıymetlidir.
O yüzden gerçek hayatta hemen hemen tüm sektörlerde satıcı değil alıcı üst pozisyondadır.
Parasını nereye vereceğine alıcı karar verir.
Ben seni bir abi olarak uyardım.
Yaptığın işi çok iyi yapabilirsin ama para olduktan sonra o işi senin kadar iyi yapabilen 100 kişi bulunur.
Ve alıcı bunlardan hangisi daha çekici gelirse onunla çalışır.
Ev geçindirmek ile eve destek olmak ayrı şeyler.
Ben kendi evimi, annemin babamın evini ve sevgilimin evini geçindiriyorum ve kardeşime de yardım ediyorum.
O yüzden gece 4 te müşteri aradı mı uyanıp adama laf anlatıp bağlamaya çalışıyorum.
Çünkü gece 4 te 5-6 dakika uyanıp 2 kelam ettim mi karşılğında mesela sevgilimin elektrik faturasını ödemiş oluyorum ya da kardeşimin sigortasını yatırmış oluyorum.
Üzerinizde sorumluluk olmadığı için müşterileri sizden ricacı olan insanlar olarak görüyor bazı genç arkadaşlar.

Bu forumda senin gibi benzer konular açanlar oluyor.
Ben konuşmak istemiyorum, yazışmak istiyorum, müşteriler beni arayıp taciz ediyor diyenler oluyor.
Siz ne iş yaptığınızı farketmiyorsunuz.
Siz sadece bir programcı, tasarımcı, içerik üreticisi değil aynı zamanda kendi işinizin pazarlama elemanısınız.
Bir işi üretmek kadar, müşteriyi bağlamak, ikna etmek, yönetmek gibi sorumluluklarınız da var.
Telefonla müşteri ile konuşmak da bunlardan biri.

Yani değerli kardeşim senin gibi iş yapan kardeşlerime önerim şu.
Müşteri yönetmeyi ve pazarlamayı iyi öğrenin.
Hayatta ne yapabildiğinden ziyade ne satabildiğin önemlidir.
Yeteneklerini pazarlamayı beceremeyen bir sürü insan birilerinin yanında maaşlı çalışır.
Pazarlama yeteneğinden başka hiç bir yeteneği olmayanlar da başkalarının malı yeteneği üzerinden zengin olurlar.
O yüzden pazarlama, müşteri bağlama, müşteri yönetme gibi alanlarda okuyun, araştırın, denemeler yapın.

Telefon meselesine gelince de.
Kendinize ikinci bir iş hattı ve dandik bir whatsap telefonu edinin.
Mesai saatleri dışında bu telefonu ya kapatın ya da otomatik şu anda mesai saatleri dışındayım yanıtı gönderecek bir sistem ayarlayın.
Böylece müşteriler sizinle sizin hazır olduğunu istediğiniz saatlerde iletişime geçer.
Ama konuşmadan sadece yazarak anlaşmak isterseniz Türkiye'deki müşterilerin %90'ının kaybedersiniz.
Bu ülke sözlü iletişim ülkesi.
Projeyi yazılı yönetseniz bile işi sözlü bağlamanız gerekir.

Hayırlı işlerin olsun.