Merhabalar, yaklaşık 4 senedir anksiyete ile yoğun bir savaş içindeyim. 6 ay öncesi antidepresanı bırakana kadar anksiyete sorunum yoktu ama ilaci kullanırken hayatta hiç zevk alamadığımı farkettim. Yemek zevk vermiyor, şarkılar zevk vermiyordu. Ağlayamıyordum bile. 6 ay önce depresanı kestim. Kesişle birlikte ani kilo aldım.
Son 1 aydır özellikle aşırı derecede tetiklenmeye başladı. Günüm dideral isimli bir sakinleştirici etkisindeyken geçiyor sadece. Kalkınca işe başlamadan içiyorum ve 5-6 saat biraz rahatlıyorum. Ancak sonrasında yine içime fil oturuyor, nefes alması bile zorlaşıyor.
Bu durumdan gerçekten yoruldum. Nerede ne oldu da böyle bir duruma düştüm diye düşünüyorum. Sayısız sebep var, özellikle son 2 sene çok travmatikti. Ancak herkesin hayatında bir şeyler oluyor.
Kendimi ne kadar sakinleştirmeye çalışsam da fayda yok. Doktora gidiyorum yine antidepresan yazıyor. Kullanmak istemiyorum, beni robota çeviriyor. Kullanmadığım zamanda da kesinlikle nefes bile alamıyorum.
Tüm günüm dideralin etki ettiği 6 saat kadar. Sonrasında 1 tane de içersem kalp için risk yaratıyor.
Gerçekten bu döngü nasıl kırılacak bilmiyorum...
Antidepresanların doktorlar tarafından yazılan doğru teşhisler için doğru ilaçların duygu durum mekanizmalarını robotlaştırması çalışması bizim gibi geçici veya kronik kaygı problemleri yaşayan insanlar için kötü bir şey değil. Okul ve iş hayatımda da bende kaygı - stres bozukluklarım geçti artık sinirlendiğim de veya acaba hata yapar mıyım, acaba başarısız olur muyum, becerebilir miyim düşüncelerini hissettiğim anda inanılmaz terlemeye başlıyordum ve ilaç mükemmel bir şekilde bunu ciddi oranda azaltıyordu. Doktor kontrolünde ben artık iş yerine alıştım bu sebeple ilaçtan dolayı değilde kendi kendime terlemiyorum deyip yavaş yavaş doz azaltıp sanki işe başlayalı 2 ay olmuş gibi stres anında terlediğimi fark ettiğimde yavaş yavaş eski dozaja geri dönmüştük.
Biz sadece stres, panik benzeri kısmında bu problemi yaşarken bir de aynı duygu durum bozukluklarında sıklıkla aşırı mutluluk, enerjik olma problemleri ile bizim gibi aşırı sinirli, stresli, gergin olma durumları arasında gidip gelme problemlerinin de tıbbi adı bipolardı galiba. Hatta doktoruma Dehb tedavim ile ek olarak aldığım anksiyete - kaygı tedavilerim esnasında sabahları kendime uç noktada mutluluk, başarı, olumlu hedefler - plan ve sorumluluklar oluşturduğumda akşamları gerçekçi olmayan bu beklentilerin elde edilememesi ile kendi elimle kendi kendime yapay bipolar döngüsü oluşturduğumu fark ettiğimde daha normal, nominal, herkes gibi sıradan olmak için daha kontrollü düşünmeye ve hissetmeye çalışıyorum demiştim.
İlaç tedavileri dışında ekonomik ve sosyal - kültürel şeylerle dışladığımız veya elde edemediğimiz şey ne yazık ki psikolojik tedavi ve destek. Psikoloji bölümünün Tıp Fakültesine doğrudan bağlı olmaması da bu konuda önemli bir ön yargı etmeni oluşturuyor olabilir hepimizde kendimize veya çevremize karşı bizim bile farkında olmadığımız travmalar, aşırı kötü veya gerçekçi - normal olmayan aşırı iyi olaylar - durumlar genel yaşantımızı, düşünce tarzımızı ilaçların çözemeyeceği kadar kompleks bir şekilde zihnimizde birbirine karışmış ip yumağı gibi bulunduğu sürece ne yazık ki ilaçlar tek başına bu ip yumağını çözme yeteneğine sahip değil. Bunu dikkat eksikliği için, depresyon ve kaygı - stres durumları için birbirinden farklı 3 tane ciddi, etkili ilaç kullanan biri olarak söylüyorum. İnanılmaz olumlu etkileri, faydaları var kesinlikle yanlış teşhis ile kullandığım bazı eski ilaçların aksine memnunum ve ilaçlarıma düşman değilim. Fakat beklentilerimi, kendime ve çevreme yaklaşımımı değiştirmeden, Psikiyatri bilimi gibi bu bilimle iş birliği içerisinde olan uzman psikologlardan da tedavi almadan ne yazık ki alabildiğim yol kısıtlı.