Bazı vergi daireleri, vergi inceleme raporlarında yazmasa bile bu tip cezaları sonradan gönderebiliyorlar ama mahkemeler büyük çoğunlukla bu tip cezaları aşağıdaki nedenlerle iptal ediyor.

T.C.
ISTANBUL
15. VERGI MAHKEMESI
ESAS NO : 2021/2616
KARAR NO : 2022/769

DAVACI :

DAVALI : ……… VERGI DAIRESI MÜDÜRLÜGÜ
VEKILI : AV. …….
DAVANIN ÖZETI : Davacı tarafından adına, ilgili dönem beyannamelerini vermediginden bahisle 2016/1 ilâ 12, 2016/1-12 ve 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemlerine iliskin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının; 2016 yılına iliskin olarak kayıt dışı faaliyeti bulunduğundan bahisle kesilen cezanın önceden iptal edildiği, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda özel usulsüzlük cezası önerilmemesine rağmen vergi dairesi tarafından özel usulsüzlük cezası kesildiği, 2020 yılında yapılan tespite istinaden geçmişe dönük olarak özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, 10.04.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 449 seri nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde bu hususun açıkça düzenlendiği, dolayısıyla hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETI : Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda Youtube üzerinden kanal açarak bu kanallar aracılığıyla kazanç elde ettiğinin ve buna ilişkin olarak beyanname
vermediğinin tespit edildiği, buna istinaden ilgili dönemlerde beyanname vermediğinden bahisle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın
reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MILLETI ADINA
Karar veren Istanbul 15. Vergi Mahkemesi Hakimliğince, dava dosyası incelenerek isin gereği düsünüldü:
Dava; davacı tarafından adına, ilgili dönem beyannamelerini vermediginden bahisle 2016/1 ilâ 12, 2016/1-12 ve 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemlerine iliskin olarak 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun mükerrer 355.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle açılmıstır.
Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355. Maddesinde "Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen
zorunluklara uymayan Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında (...) Türk Lirası ,
2. Ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler
hakkında (...) Türk Lirası ,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dısında kalanlar hakkında (...) Türk Lirası , Özel usulsüzlükler cezası kesilir." hükümleri yer almaktadır.
Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257. Maddesinin 4. Fıkrasında " 4. (Degisik bend: 30/07/2003 - 4962 S.K./1. mad;Degisik bend: 16/7/2004-5228 S.K./8.mad.) Bu Kanunun 149 uncu
maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, sifre, elektronik imza veya diger güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil
olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletisim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmis gerçek veya tüzel kisiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya iliskin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunlulugu beyanname,
bildirim veya bilgi çesitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, (Ek ibare: 3/7/2005-5398 S.K./23.mad) Kanuni süresinden sonra kendiliginden veya pismanlık talepli
olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fisi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdigi gerçek veya tüzel
kisiye elektronik ortamda teblig etmeye ve buna iliskin usûl ve esasları belirlemeye," Maliye Bakanlıgı yetkili kılınmıstır.

10 Nisan 2015 tarih ve 29322 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 449 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi'nin "2. Özel Usulsüzlük ve Usulsüzlük Cezalarına Iliskin Açıklamalar"
baslıklı kısmında "Bilindigi üzere, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun(1) mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlıgımıza verdigi yetkiye dayanılarak vergi beyannamelerinin ve belirli bir
haddi asan mal ve hizmet alımlarının Form Ba (Mal ve Hizmet Alımlarına Iliskin Bildirim Formu), mal ve hizmet satıslarının ise Form Bs (Mal ve Hizmet Satıslarına Iliskin Bildirim Formu) ile
elektronik ortamda gönderilmesine iliskin yükümlülükler getirilmis ve bu yükümlülüklere iliskin usul ve esaslar konuyla ilgili yayımlanan genel tebliglerle duyurulmustur. Söz konusu yükümlülüklere
uyulmaması durumunda anılan Kanunun mükerrer 355 inci maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Vergi mükellefiyeti, mükelleflerin basvurusu üzerine tesis edilebildigi gibi vergi inceleme raporları, vergi dairesi tespitleri veya sair tespitler dikkate alınarak idare tarafından da tesis
edilebilmektedir. Mükellefiyet tesisini gerektiren yükümlülük meydana gelmesine ragmen mükellefiyetin süresinde tesis edilmedigi hallerde durumun tespitini müteakip geçmise yönelik
mükellefiyet tesis edilmekte ve mükelleflere, elektronik ortamda yerine getirilmesi gereken söz konusu yükümlülüklerini süresinde yerine getirmemeleri nedeniyle özel usulsüzlük cezaları tatbik
edilmektedir.
Kesilen bu cezalara karsı açılan davalarda, yargı mercilerince, geriye yönelik mükellefiyet kaydı tesis edildikten sonra mükellefiyete baglı sorumlulukların ancak ileriye yönelik olarak yerine
getirilmesinin beklenebilecegi, ise baslama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildigi tarih arasındaki dönemlerde elektronik ortamda beyanname verilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadıgı,
elektronik ortamda beyanname vermesi gerektiginden haberdar olmayan davacı adına beyanname vermediginden hareketle ceza kesilemeyecegi gibi gerekçelerle bu cezaların kaldırılması yönünde
verilen kararlar müstakar hale gelmistir.
Müstakar hale gelen yargı kararları sonucu kaldırılan söz konusu cezalarla ilgili olarak, idare ile mükellefler arasında ihtilaflara ve idarenin gereksiz yere yargılama gideri ödemesine mahal
vermemek için bundan sonra geçmise yönelik mükellefiyet tesis edilenlere elektronik ortamda beyanname ve bildirimlerin verilmemesi nedeniyle, söz konusu beyanname ve bildirim verilmeyen
dönemlere iliskin olarak Kanunun mükerrer 355 inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası veya 352 nci maddesi uyarınca usulsüzlük cezası kesilmeyecektir." düzenlemesine yer verilmistir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen ...... tarih.... sayılı vergi inceleme raporunda; davacının potansiyel mükellef oldugu, 2016 yılına iliskin olarak yasal defter tutmadıgı ve beyanname vermedigi, 2016 yılında toplamda ... TL kayıt dısı kazancının bulundugu hususlarının tespit edildigi, buna istinaden davacı adına geçmise dönük mükellefiyet tesis edilerek, 2016/1 ilâ 12 dönemlerine iliskin KDV beyannamelerini, 2016/1-12 dönemine iliskin gelir vergisi beyannamesini ve 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemlerine iliskin geçici vergi beyannamelerini vermediginden bahisle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355.maddesi uyarınca 2016/1 ilâ 12, 2016/1-12 ve 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemlerine iliskin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açılıdıgı anlasılmaktadır.

Uyusmazlık konusu olayda davacının 2016 yılında kayıt dısı faaliyetinin bulunduğu hususunun vergi inceleme raporu ile tespit edildigi, ilgili dönemde davacının potansiyel mükellefiyeti bulundugu, söz konusu faaliyete iliskin herhangi bir mükellefiyeti bulunmadıgı ve defter tutmadığı hususları göz önüne alındıgında, sonraki tarihte yapılan tespitler neticesinde geçmise dönük olarak adına mükellefiyet tesis ettirilen davacının beyanname verme yükümlülügünü zamanında yerine getirebilmesinin fiilen mümkün olmadıgı muhakkaktır. Diger bir ifadeyle, dava konusu edilen dönemlerde mükellefiyet kaydı henüz yapılmamıs olan davacının beyannamelerini verme imkanı bulunmadıgı gibi geçmise dönük mükellefiyet tesisi durumunda mükellefler için beyanname verme yükümlülügü hususunda öngörülmüs herhangi bir yasal düzenleme de mevcut degildir. Zira, 213 sayılı Kanunda düzenlenen genel veya özel usulsüzlük cezaları sekle ve usule iliskin ödevlerin yerine getirilmemesinin yaptırımı olarak düzenlenmis olup, beyanname verme, bildirimde bulunma gibi ödevler ancak vergi mükellefiyeti tesisine baglı olarak ve bu tarihten sonra yükümlüsünce yerine getirilmesi beklenen ödevlerdendir. Ortada henüz bir mükellefiyet tesisinin bulunmadıgı tarihler itibarıyla seklen mükellefiyet tesisine baglı ödevlerin yerine getirilmesini beklemeye hukuken olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda tesis edilen mükellefiyet için geçmise dönük olarak süresinde beyanname verilmesi, konusu imkansız bir eylem olacagından, ifası imkansız bu eylemin ifa edilmediği gerekçesiyle cezai yaptırım uygulanmasına da olanak bulunmamaktadır. Nitekim beyanname verme yükümlülügü de sonradan mükellef olarak tespit edilecek kisiler için degil, ilgili dönemde mükellefiyet kaydı bulunan kisiler için getirilmis bir usuli yükümlülük oldugundan, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık görülmemistir.
Kaldı ki, vergi inceleme raporunda davacı adına beyanname vermediginden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilmesi yönünde herhangi bir öneri bulunmadıgı gibi, yukarıya alınan 10 Nisan 2015 tarih ve 29322 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 449 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi'nde yer alan düzenlemelere göre de geçmise dönük olarak tesis edilen mükellefiyetlerde, mükellefler adına beyanname verilmediginden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilmemesi gerektiği hususu da açıkça belirtilmistir.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının iptaline, asagıda dökümü yapılan 186,30-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
davacı tarafından yatırılan pesin yatırılan 59,30-TL karar harcının talep edilmesi halinde davacıya ilgili vergi dairesince davacıya iadesine, artan posta avansının talep edilmemesi halinde kararın
kesinlesmesinden sonra davacıya iadesine, kararın teblig tarihinden itibaren otuz (30) gün içinde Istanbul Bölge Idare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere 29/03/2022 tarihinde
karar verildi.