Birgün içerdeyken avluda bir çocuk gördüm. Çocuk perperişan, dünya başına yıkılmış gibi üzgün. Yanına gittim. "Niye böyle üzgünsün çocuk?" dedim. Baktı "dayı" dedi "dayı beni öldürdüler" güldüm teselli edeyim dedim. "Çocuk" dedim "burda herkes ya ölmüştür, ya öldürmüştür zaten" . Kaldırdı kafasını bana baktı. "Mesele o değil, mesele ölmek değil dayı" dedi. Neymiş mesele biliyor musun kardeş? -Neymiş? Mesele, en mutlu oldugun gün, en güzel hayaller kurdugun gün ölmekmiş mesele. Neymiş mesele? -Neymiş dayı? Mesele ölmek değil, mesele dost bildiğin, en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele. İşte böyle dedi o çocuk bana. Şimdi anladınmı kimmiş o avludaki çocuk kardeş? Ömeri sormuştun bana, şimdi anladınmı ömeri ha? -Anladım dayı, anladım...