Sistem en başından yanlış zaten.Siz hiç fakir bir milletvekili gördünüz mü ? Göremezsiniz çünkü hepsi zengin insanlar .Seçim zamanı bir dünya para harcıyorlar vs.Peki aldıkları maaş ? Bir doktor,bir öğretmen bize az zam yapılıyor dediğinde bir protesto yaptığında akplilerin çoğuna sorun adamları bir vatan haini ilan etmedikleri kalıyor.Neden bir milletvekili o kadar maaş alıyor ?Neden asgari ücrete zam yapılacağı zaman 1-2 ay düşünüyorlar da kendilerine gelince hemen eller havaya kalkıyor ? Neden insanlar en basit kaçak elektrik kullanım bedeli ödüyor ?Hırsızı bulamıyorlar parasını sen öde diyorlar ? Neden benim vatandaşım işsiz gezerken dışardan gelen,ülkesinden kaçan insanlara bir dünya para veriyoruz ve bizim vatandaşımızın iş bulma oranı düşüyor ? Neden son dönemde herşey pahallanmışken akpliler hala almanya bizi kıskanıyor diyor ?Neden ülkemizde alım gücü gün ve gün düşüyor ? Neden neden diye sabaha kadar yazarım ama ne değişecek ? Değişim şart .Amerikada vs başka bir ülkede bir seçilen yetkili bir daha iktidar olamıyor genelde .Hiç 3 dönem üst üste seçilmiş bir başkan vs gördünüz mü amerikada veya başka ülkelerde ? Göremezsiniz ama bizim ülkemizde görürsünüz.
"Biz milletvekili maaşlarını sembolik hâle getireceğiz, milletvekili emekliliğini kaldıracağız vs." diyen bir siyasi parti, bir cumhurbaşkanı adayı da yok bildiğim kadarıyla. Bir de Amerika'dan bahsetmişsiniz ya, Amerika'da 2 siyasi partiyle adamlar işlerini yürütürken bizde siyasi parti enflasyonu var. Sebebi de "küçük olsun, bizim olsun" gibi anlayışlar. Şu anda Türkiye'de kaç parti var, kaç tanesi seçime girebilecek durumda araştırma yapmadan bilemiyorum çünkü sayı değişken. Bir partiye genel başkan seçilen kendi adamlarını delege yapıyor, başka biri aday olduğunda konuşması ıslıklanabiliyor, hatta bazen sandalyeler havalarda uçuşuyor. Bülent Ecevit sağken Sema Pişkinsüt diye bir kadın DSP Genel Başkanlığına aday olmuştu. Ecevit'e muhalif olmadığını, sadece demokrasi açısından parti başkanlığına Ecevit dışında birinin daha aday olması için aday olduğunu belirtmesine rağmen, kadının konuşmasını engellemek için ıslıklamışlardı. Bunu yapanlar kendilerine "Demokratik Solcu" diyen kimselerdi. Tansu Çiller DYP Genel Başkanı seçildikten bir süre sonra televizyonda "artık Demirel gelse aday olsa genel başkan seçilemez" gibi bir ifade kullanıldığını hatırlıyorum. Ak Partide de Erdoğan dışında birinin aday olup seçilebilmesi çok zordur. Kılıçdaroğlu'nun kendisine muhalefet edenlere yaptıklarını da biliyoruz. Kısacası bizim ülkemizde parti içi demokrasiye pek rastlayamıyoruz. Kendisine demokrat, sosyal demokrat, demokratik sol, vs. gibi adlar veren siyasi fraksiyonlarda bile parti içi muhalefete pek tahammül olmadığını görüyoruz. Onun için de bizde 2 partili bir demokrasi söz konusu olamıyor. Kendi partisinde genel başkanlığa adaylığı engellenen, aday olsa bile konuşması engellenen, partiden ihraç edilen siyasetçiler yeni parti kurma yoluna gidiyor.