planım yok hayat nereye sürüklüyorsa oraya gididyorum mecbyren
Mecburiyetlik sana bağlı. Başkasının derdi anlatıldığı ya da dinlenildiği vakit insan kendi derdini ortaya atması hoş karşılanmaz ama bazen başkalarının derdini ve buna bağlı o kişinin çözümünü dinlenildiği vakit bulunduğu durumun aslında çokta çıkılamayacakmış gibi olmadığına tanık olabiliyor. Biraz uzun bir yazı olacak ama işin sonunda " ne anlatıyorsun sen birader " demeyeceğine söz veriyorum
Benim hikayem aslında doğduğum da başladı. Doğuşum normal bir bebeğin üzerinde oldu. Yaklaşık 6 kilo ve oldukça sağlıklıydım. Annemin hastanedeki adı " Büyük Çocuğun Annesiymiş ". Hatta hastaneden çıktığım vakit 2 kişi beni taşıyıp da eve getirmiş

İkili koltuğa yatırmışlar beni yıllarım orada geçmiş.
Çocukluğumun muazzam derece keyifli geçtiğini söyleyemem sana. Çünkü yokluk vardı ve bunu bildiğim için istemezdim de zaten. Yıllar bu şekilde giderken 7 yaşında dedem gözümün önünde baltayla öldürüldü. Bir yer davası sonucu. Bu görüp göreceğim büyük bir travmaydı benim için ama çok şükür bir yıkım olmadı. Evet, hala daha o an aklımdadır ama bir son olmadı. Yenilmez oluşuma aslında bu yaşımda da başlamış oldum.
Yıllar yılları kovaladı. Orta okul, lise derken artık bir şekilde lise sona geldik ama bir amcamız var. Kendisi yurtdışında okuyup orada firma kurarak müteahhitlik yaptığı için bende amcaoğluyla beraber bir özel üniversiteye giderek artık aile şirketi için ilk adımları atacaktık ama maalesef üniversiteye gitmemize 2 ay kala bir şey oldu. Amcam öldürüldü. Maalesef bu sefer ki kaybın nedeni bir hırs. Amcam Enka firmasından işleri aldıkça artık diğer firmaların önüne geçtiği için amcamı rakip görüp ayağını kaydırdılar. Demişler ya, ağaca yaslanma çürür insana yaslanma ölür diye. Tam olarak bu oldu.
Hemen peşine mevcut olan tavuk çiftliğimizin mahkemesine girdik. Maalesef 99 yılında yapmış olduğumuz tavuk çiftliği için kiraladığımız arsanın sahibi sözleşmede güvenerek koymadığımız bir madde neticesiyle bizim bile haberimiz olmadan arsayı 1 ay içinde 2 kişiye satıyor. Aslında ortada bir para yok satış anında. Amaç arsayı daha güçlü birine devretmek. Devrettiği kişide bulunduğumuz lokasyonun en zengin adamı. Çok uğraştırdı bizi. Dile kolay 13 yıl tavuk çiftliğini işletemedim ve zararım 5 milyon TL'yi aştı. Hala daha süre geliyor.
Yakın bir zaman da hayatımda bir travma daha oldu. Anne babam boşandı. 32 yaşında aklı selim bir insan olduğum için kaldırabilecek güçteyim bu durumu ama içimi acıtan şey şu oldu. Benim hayatım da ne bir odam ne de bir yatağım oldu. Dedim ya, bebekken beni bir ikili koltuğa yatırmışlar. 32 yaşına kadar salondaki koltukta büyüdüm. Şimdi beni yoran şey şu oldu. Şu an da bir yatağım var çünkü annem artık o yatakta yatmak istemiyor. Benim yatağımın olması için demek ki anne babamın boşanması gerekiyormuş.
İşin yenilmez olduğum kısmı şu. Artık acı duymuyorum. Bu beni yenilmez yapıyor. Hayatımda bir kez bile şikayet ettiğimi bilmem. Bu bana refah bir durum ve bundan da öte kendimle barışık bir durum getiriyor. İnsan kendine saygı duyduğu müddetçe mutlu oluyor. Diğerleri sonradan geliyor.
O yüzden, hayatında tamir edeceğin bir şeyler muhakkak ki vardır. Sakın sakın kendini ihmal ederek vaktini geçirme. Ben şunu yaşadım, şöyle zor hayatım var diyerek geçireceğin bir hayattan hiç bir zaman zevk alamazsın.
Bir prangan var ise bunu senin çıkarman lazım. Bunu senin yerine başkası yapmayacaktır. Sen yapamaz isen bunu çocuğuna vereceksin. Bu sefer çocuğun o prangayı kırmak için çabalayacak. Bunu neden sen yapmayasın ki?
Kal sağlıcakla