Gelenek ve göreneklere daima saygı duyarım, gönülden desteklerim ama bir şey işkenceye dönüyorsa desteklemek zorunda değilim. Gecenin ikisinde uyanmak zorunda değilim, ama sabah işime odaklanabilmek için uyumak zorundayım. Ayrıca herkes aynı değil, ben bir kez uyandım mı sabaha kadar tekrar uyuyamam, sabah işim olursa ne yazık ki sabahta uyuyamam yani o günüm zombi gibi geçer. Ne yazık ki bu yıl da aynısı oldu, bütün oruç boyunca zombi gibi gezdim.

Benim bildiğim İslam, hoşgörü dinidir ve başkasının hakkını yememeyi/kul hakkı yememeyi öğütler. Bütün bir ay boyunca, gecenin bir yarısı korku ile uyanmama sebep olup, bütün gün zombi gibi gezerek işimden kalmamı sağlayan ve bana zarar ettiren bu eylemle benim hakkıma kim girdi ise, hakkımı helal etmiyorum.

Şunu da belirtmek isterim, hiçbir zaman balkona/pencereye çıkıp, çalma/git burdan tarzı bir şey demedim. Çünkü saygı gösteriyorum, fakat artık biraz da saygı görmem gerekiyor.



Linçlenmek istemediğim için dip not:
Ramazan davulunun İslamla alakası yoktur. Bir zamanlar insanların saati vs. alarm kurma gibi imkanları yoktu, bu ihtiyaca yönelik davulcular çözüm olarak üretildi, günümüzde ise gelişen teknoloji nedeniyle artık buna ihtiyaç yoktur.


Linçlenmek istemediğim için 2. dip not:
“Önce Ramazan davulunu ardından da Ezanı susturmak istersiniz siz” diyenler olacaktır illa ki, alakası bile yok. Ramazan davulu ve Ezan birbirinden tamamen farklı şeylerdir. Ezandan rahatsız olan yoktur, varsa da ya başka dine mensuptur. Ayrıca Ezan gecenin bir yarısı kimseyi uyandırmaz, insanların rahatsız olduğu şey gecenin bir yarısı uyanmaktır.