Mesele şudur.
İnanmak isteyen adam için tüm çelişkilerin makul bir açıklaması vardır.
O bilmese de kesinlikle başka ilmi yeten insanların onun inancını destekleyecek bir açıklaması vardır.
Şüphe duyan, araştıran insanlar için de her açıklamanın altında şüphe yaratan yeni sorılar vardır.
Bilimsel düşünceyi kendine rehber alan insanlar bilimsel bilgiden bile şüphe duydukları için onu sorgulayıp daha doğrusuna ulaşırlar.
Burada tartışmak manasızdır.
Tarafınızı seçersiniz.
Ya tüm çelişkileri kabul edip dinden çıkarsınız.
Ya da tüm çelişkilerin ispatlanamayacak, kanıtlanamayacak, denenemeyecek açıklamalarına inanır iman etmeye devam edersiniz.
Çünkü inanmak insan beyninin düşünceden daha güçlü bir yeteneğidir.
O yüzden insanlar ellerinde hiç bir delil olmasa da tanrıya inanır, hiç bir delil olmasa da dünyayı 5 ailenin yönettiğine inanır, hiç bir delil olmasa da covid aşılarının komplo teorilerine inanır.
Yani insanın fıtratında inanmak var.
Ateizm- Din tartışmaları saçmadır.
Çünkü tartışma fikirler üzerinden gerçekleşir.
Fikir ile iman tartışamaz, çünkü imanın hiç bir bilgi, belge, delil, ispat öne sürmesi gerekmez.
Çünkü iman başka bir disiplin kullanır, bilim ve ateizm başka bir disiplin kullanır.
Siz bir maraton koşucusu ile bir halterciyi ortak bir yarışa sokamazsınız.
Çünkü ortak bir alan yoktur ikisini yarıştırabileceğiniz, ağırlık kaldırtırsanız halterci kazanır, koşturmaya kalkarsanız maratoncu kazanır.