Namazını kılıyor, orucunu tutuyorsun ama senin bile olmayan sana emanet olan bir canı bir değil iki değil tam 7 defa almaya çalışıyorsun. Hani neden ben sıkıntı yaşıyorum da namaz kılmayan, dinsiz olanlar mutlu yaşıyor diyorsun ya işte orada kaybediyorsun. Bir defa namaz kılan, kılmayan, müslüman, hristiyan, dinsiz diye bir ayrım yapmayacaksın. Yaptıklarını şarta baģlamayacaksın, Namaz kılıyorum o zaman ödülü hakkediyorum diye bir şey yok. Böyle yaparak haşa yaptıklarını şarta bağlamış oluyorsun.
Dünya da iki çeşit insan var iyi ve kötü insan var, bu kadar basit.
Öbür taraftan hayat zor, dini kısmı geçtim insani ve vicdanı olarak düşün. Her insanın başına kötü olaylar gelebilir ama unutma kötünün de kötüsü vardır. Sen şu an isyan durumundasın, Bence şükretmeyi dene. Çaresizlik nedir bilirmisin Baba dizisindeki bir sahneyi az anlatayım. Kiradasın, Ev kiran yükselir ödeyemezsin evden çıkarılırsın.Ailenle parklarda, sokaklarda kalırsın. Çocuğun hasta olur, yatış verirler. Anne de refakatçi olarak yanında kalır. Sen ise hastane koltuklarında falan uyursun. Çocuģun hastadır bir an önce iyileşmesini, kavuşmak istersin ama bir yandan da çıkmamasını ümit edersin, çünkü iyi kötü yatacak bir yer bulmuştur çocuğun ve eşin.. Çıkarsan yine sokaklarda kalacaksındır Ailenle..
Yani çocuğunun hastalığının iyileşmemesi ve daha fazla hastanede yatmasını ümit edersin. Kim çocuğunun hasta olmasını ister ki.. Sirf yatacak yeri var ve yemek veriyiorlar diye Çocuğunun iyileşmemesini ummak, ne kadar kötü değil mi.. işte çaresizlik budur..
Yaşadıkların ağır şeyler ama sana muhtaç olanlar için asla vazgeçmemelisin, sen gidince ya da pes edince onlar daha iyi durumda olmayacaklardır.. En karanlık gecenin bile aydınlık bir sabahı vardır.
Allah yar ve yardımcın/yardımcımız olsun..