Öncelikle yaratıcı, din ve kutsal kitap üzerinden fikir beyan ederek bir yere varılsaydı bugün ortalama insan ömrü 35 olarak kalırdı.
500 sene önceki insanların imkansız, Allah bahşetmediği sürece olmaz dediği bir çok olanağa bugün sahibiz.
Ben çocukken görüntülü konuşma bir bilimkurgu filmi sahnesiydi, bilgisayar ile konuşmak bilim kurgu filmi sahnesiydi.
Bugün siriyle konuşup istediğin birini görüntülü aratabiliyorsun.
Bilim kümülatif ilerleyen bir daldır.
Bu toplumdaki vizyonsuzlar o imkansız bu imkansız diyebilirler bunun hiç önemi yok.
Eğer bir yaratıcı varsa bu yaratıcıdan gelen kesin emirler var ve bunlar kutsal kitaplardaki emirler falan değil.
Bir yaratıcı varsa onun kesin, değişmez mutlak emirleri Fizik'te keşfedilen sabitlerdir.
Mesela ışık hızı bir sabittir, evrendeki bilgi iletiminin sınırıdır, fotonların ışık hızını geçmesi mutlak bir haram sayılabilir geçemezler.
Planck sabiti, Kütle Çekimi sabiti, Faraday sabiti, Avagadro Sayısı, Kütle çekim sabiti vs...
Yani içinde yaşadığımız evren bazı sabitler üzerinde kararlılık sağlıyor.
Ancak elimizde ayrı ayrı keşfedilmiş hesaplanmış onlarca farklı sabit ve yasa var.
Oysa biliyoruz ki kütle ve enerji aslında temelde aynı yapıdan oluşuyor.
Herşeyin teorisi denilen bu kütlenin enerji ve zamanla ilişkisini tek bir çatı altında toplayan formüle henüz ulaşamadık.
Sicim teorisi herşeyin titreşen farklı formlardaki enerji sicimleri olduğunu iddia ediyor.
Bu teoriyi keşfedip ispat edip bu teori üzerine teknolojiler üretebilirsek o zaman başka bir seviyeye geçeriz.
İşte o zaman sonsuzluğu anlamak, milyonlarca ışık yılı seyahatlere çıkmak, bir maddeden başka madde yaratmak, enerjiyi kayıpsız depolayıp dönüştürebilmek gibi bugün imkansız gelen herşeyi yapabilme imkanımız olabilir.
O zamana kadar r10 da takılan ortalama zekalarımızı daha yapabileceğimiz küçük problemlere kanalize edip kendi hayatımızın problemlerini çözmek akıllıca tavır olur.
Gelişmekte olan ülkenin az gelişmiş vatandaşları olarak kendi hayatımızdaki ülkemizdeki dandik problemleri çözemezken kozmik problemlere takılmak belki de asıl problemlerimizden bir kaçış şekli olabilir.