Güney Kore Kuzeydeki halkçı yönetime karşı emperyalizm tarafından her açıdan destekleniyor hocam, tıpkı türkiyenin AKP'nin ilk 10 yılında desteklendiği gibi.
Ülke kaynakları ülkeye kalkırdırmaya yetmez sözüne kısmen katılıyorum, kapitalizmde sermaye ihracı ile başka coğrafyaları sömürmeden zenginlik artmaz. Bu da senin ayağına sıkman demek!
Dünya coğrafyasının da sınırları olduğuna göre, sömürü olduğu müddetçe birileri sömüren tarafta olacak, birileri de sömürülen tarafta olacak. Her ülke dışarıdan sermaye almadan gelişemeyecekse eğer, bu sermaye uzaydan gelmeyecek, başka ülkeden transfer edilecek. Yani mantığın külli yanlış.
Sosyalist ülkeler kendi insan kaynaklarını yetiştirir hocam, o konuda sıkıntın olmasın. Nitelikli işgücü, eğitimli emekçiler sosyalizme her zaman daha sıcak bakarlar. Bugün kapitalist Türkiyede sosyalizmi savunanların arasında nitelikli, eğitimli işgücü diyebileceğimiz mimar, mühendis, doktor, öğretmen vb eğitimli emekçilerin oranı ülke ortalamasının çok üstündedir.
Japonyada fazla çalışmaktan ötürü hayatını kaybeden emekçiler var. Japon sermaye sınıfı milyonlarca emekçiyi ölümüne çalıştırarak sömürüyor. O zenginliğin kaynağı milyonların alınterinin sömürülmesi.
Kapitalizm gibi, çalışanın açlık sınırında yaşamak zorunda olduğu bir sistemde bile insanlar çalışıyorsa eğer, sosyalizmde güle oynaya çalışır herkes. İnsan çalışmadan duramaz. Zaten düzgün bir eğitim politikasıyla son derece bilinçli yurttaşlar yetişir.
ABD refah elde edememiş demek yanlış, ABD milyonlarca vatandaşına refah sunamıyor, bir avuç kapitalist ise zevki sefa sürüyor demek daha doğru.
yahu şu olayı bir türlü anlamıyorum, diyelim ki bir türk, çok iyi eğitim almış ülkesine çok büyük katkılar sunuyor, ama sen onu kalkıp karnını doyuracak kadar ilme bile sahip olmayan afrikalılarla bir tutuyorsun. Yasalar önünde hepimiz eşitiz, ama eşitliğin adalet olmadığını da herkes biliyor.
Sömürü kısmına gelelim, eğer sen bilgisayar üretiyorsan, dünyadaki her insan her ülke bilgisayar üretebilecek eğitime,sermayeye sahip olmadığı için doğal olarak sana rakip olacak insan sayısı azalır ve senin yaptığın malın değerin artar. Ama dünyada neredeyse her ülke katma değersiz mal üretebilir, yani buğday gibi.
O buğdayı alıp ekmek yapmak mesele, çeliği alıp otomobil yapmak mesele. Ben otomobil yapıyorsam, çeliği bana satan kişiden tabi ki daha çok kazanacağım, burada ne adaletsizliği var ki? Çünkü otomobil üretebilen ülke sayısı az ve talep çok fazla, ama çeliğe olan arz-talep dengesi stabil, çünkü rekabet yüksek. Bu durumda tabi ki ben daha çok kazanacağım. Bir doktor eğitim alıp işçinin 30 saatlik emeğini sömürüyor, çünkü doktora talep yüksek ama arz eden yok, haliyle değeri artıyor.
Peki şunu da sorayım sana, sosyalist ülkelerin ekonomileri geliştikçe, etrafındaki sosyalist olmayan ülkelerden malları daha pahalı almaya mı başlayacak? Hani sömürü yok ya sizde? Mesela siz bilgisayar, otomobil, uçak, silah üretip geliştiniz, peki onlara çeliği, plastiği satanı kendinizle bir tutup aynı parayı verecek misiniz?