"Mızmızlanma" sözü biraz ağır olabilir ancak dediklerinizi genel anlamda düşündüğümüzde haklısınız hocam. "Bu eşya keşke benim olsa." dediğimiz şeylerin üreticilerinin hayatlarına baktığımızda genç yaşta çok emek vererek başarıya ulaştıklarını görebiliyoruz. Ülke bazında ise dediklerinizi Güney Kore'nin gelişim serüveni destekliyor zaten. G. Kore'nin gelişimi hakkında da bir alıntı ekleyeyim. Dileyen arkadaşlar detaylı araştırmalar yapabilir. Bu arada 19 yaşındayım ve Türkiye'de yaşıyorum.

Alıntı

1960 yılında, Güney Kore’de kişi başına düşen milli gelir 80 dolar seviyesindeyken, bu rakam kişi başına milli geliri o yıllarda 380 dolar olan Türkiye’den çok düşüktü. Başlangıçta herhangi bir doğal kaynağı olmayan, işlenmiş ürün ortaya çıkaramayan, sadece bir tarım ülkesi olan G. Kore, 50 yıllık bir serüvenin ardından, bugün gelişmiş ülkeler arasında yer almış bulunuyor. Bundan 50 yıl önce, Türkiye’nin neredeyse çeyreği kadar ekonomiye sahip olan Güney Kore, bu kısa zaman diliminde bize yetişti ve yetişmekle kalmayıp, bizim neredeyse 3 katımız büyüklüğünde bir ekonomiye sahip oldular. Bu başarının en büyük nedeni, Güney Kore’nin 1960’lı yılların başından itibaren, milli marka ürünler üreterek dünya ekonomisinde milli sanayi politikalarını ilk sıraya koymalarıdır.