Zarara girmek farklı bir şey, kar almamak farklı bir şey.
Kimseye zaten bir indirim yapmak zorunda değilsin, kimseden aynı şekilde yardım beklemezsin olur biter.
Burada her şey satışla alakalı da değil. Atıyorum alt katımda oturan marangoz bir arkadaşım var, ondan alışveriş yaparım, bana bir miktar arkadaş indirimi uygular. Yarın çocuğu hasta olur, kendisi hasta olur, eşine bir şey olur beni arar yardım ister hastaneye bırakırım, havalimanına bırakırım. Senin mantığınla o bana geçirse ben de ona hastaneye mi gitmek istiyorsun o zaman ateşle bana 50 tl demem gerekiyor. Toplum haliyle böyle yürümüyor...
o zaman burada samimi bi arkadaşlıktan bahsedilir mi?
yani sen ondan ürün alırken sana arkadaş indirimi yaptığı zaman "yarın ben de çocuğumu hastaneye götürmek istediğimde gelir bana yardım eder dur şuna indirim yapayım" mantığı mı güdüyordur arkaplanda?
bana göre saf arkadaşlık şudur. karşındakini hiçbir koşulda zarara sokmamak. kendin fayda sağlarken ona sorun yaratmamak. eylemlerinin tamamında hiçbir çıkar ilişkisi gütmemek, yarın o da bize şunu yapar bunu eder dememek. samimi arkadaşlığın karşılığı budur. ayrıca, bir ürünü olduğu fiyatından verdiğimde bana tavır alacak arkadaş da yine çıkarcıdır, artniyetlidir. samimi arkadaşlık ilişkisi kurmamıştır.
arkadaşın marangozluk yapıyor ve emeğinin bir karşılığı var. ödemelisin. sana özel indirim yapması arkadaşlığın bir belirtisi değildir. çünkü senin de söylediğin gibi, sana özel indirim yaptığı için yarın o senden bi şey istediğinde senin de yapma mecburiyetin açığa çıkar. bu da arkaplanda güdülen çıkar ilişkisi anlamı taşır. oysa arkadaşlık içten gelerek yapılan bir durum. yarın onun istediğini yerine getirmezsen seninle arkadaşlık ilişkisi biter ve sana ürününü asıl fiyatından verir, indirim uygulamaz. arkadaş mısınız yoksa birbirinize karşı çıkar ilişkileri mi güdüyorsunuz?