Japonca bilmeden Japonca bir şiir'i okumak ne kadar mantıklı ise arapça bilmeden arapça olarak kuran okumakta o derece mantıklı.
İnsanlar bunun bazı şeylere iyi geldiğini veya sevabı olduğuna inandırılmış bir şekilde.
Böylece Kur'an'a paralel gibi duran ve çok göze batmayacak binlerce inanç dine entegre edilebilmiş.

Yazının değil yazanın önemli olduğu çoktan göz ardı edilmiş.
Dinini bilmekten ziyade bildiğini dini zanneden insan topluluğu oluşturuldu.
Kuran belden yukarda durur mantığı ile mürekkep ve kağıdın, Yaratıcının sözlerinden daha mantıklı olduğu empoze edilmiş.

İçinizde tabiki kızan olacak ama arapça bilmeyen birinin değil okuması evinde bulundurması bile saçmalık
(Tabiki bir zararı yok, bulundursa ne olacak denilebilir ama inancın geldiği bu noktaya bakınca kesinlikle zararlı bile)

Kişisel tatmin ve estetikten öteye geçmiyor malesef bu tarz uygulamalar.
İnsanlar kendi dininden ve diğer dinlerden o kadar uzak ki "İncil değiştirilmiş" gibi saçma sapan bir inanç bile bir dini yok saymaya yetiyor. İnsanlar okumaktan öğrenmekten çok uzak.

Örneğin İncil ilahi bir kaynaktan gelen ve daha sonradan insanlar tarafından değiştirilen bir kitap olarak biliniyor. Oysaki alakası yok.
İsa'dan sonra öğrencileri (arkadaşları) tarafından kaleme alınan 4 farklı biyografi bile diyebiliriz. Yeni ahitin girişini oluşturan İsa'yı ve bahsettiği dini anlatan 4 eser. İlahi bir kaynak ile yakından uzaktan alakası yok.

Toplumumuzun nerdeyse tamamının bile bilmediği bu din ise dünyanın en yaygın dini Okumaktan bu kadar uzağız işte. Milyarlarca insanın tabi olduğu din hakkında nerdeyse çoğu kişinin bilgisi yok. İncil değil İnciller var ve bu eserler bir insanın öğretilerini anlatan onu anlatan kitaplar yani.

Sadece kendi dini değil hiç bir dini bilmiyor insanlar