Hayatımın ilk 35 yılı dindar olarak geçti. Ama öyle böyle değil. Üniversite camilerinde onlarca kişiye imamlık yapacak kadar. Sureleri Arapçasından okuyup Türkçesini düşünecek kadar. İslam tarihini, hadisleri öğrenip tefsir vs.. okuyayım derken ben uyandım. Ben de inanmıyorum artık herhangi bir dine. Ancak mesele bir yaratıcı olup olmamasına gelince iş değişiyor. Einstein'a soruyorlar: Tanrıya inanıyor musun? diye.. Spinoza'nın tanrısına inanıyorum diyor. Ben de öyleyim işte. Doğa tanrıya inanıyorum. Bilimsel kitaplar okuduğumda iş her şeyin başlangıcına gelince o da dine dönüşüyor. Artık "şuna inanıyoruz" vb... laflar ediliyor. Çünkü bilim de o noktada metafiziğe kayıyor. MAdem metafiziğe kayacağız Tanrı'ya inanıyoruz der kurtuluruz.
geçmişin ve geleceğin sonsuzluğu mevcut. haliyle herkes ortaya iddialar atıyor, şöyle oldu böyle oldu. sonsuzdan gelip, sonsuza gidiyoruz ve bu sonsuzluk içerisinde neler yaşandığını bilecek imkanlara şu an sahip değiliz. ilerde olabilir miyiz onu da kestirmek zor zira karşımızdaki konu elle tutulabilen bir konu değil, sonsuzluk. o yüzden herkes iddialarda bulunuyor daha çok. big bang desek, gaz ve toz bulutları vardı deniyor. gaz ve toz bulutlarını oluşturan neydi desek şuydu buydu. onları oluşturan neydi desek, sonsuza kadar gidiyor bunun yanıtı. haliyle yine bir sonsuzluğun içinde kalıyoruz. o yüzden, pek takılmıyorum kim napmış etmiş. çoğu insan hayatında bir anlam arayışı içindedir. kimi maneviyata, kimi maddiyata, kimi amaçlara yoğunlaşır. insanların elinden inançları alındığında toplum düzeni ne hale gelir şu anki sistemde meçhul haliyle kim nasıl mutlu hissediyorsa öyle devam etsin. nasıl ki bundan yüz yıl bin yıl trilyon yıl sonra yine zaman mefhumu bugünkü gibi devam edecek, ortada hiçbir şey olmasa dahi zaman akışını sürdürecek. anlar, saniyeler gelip geçecek. geçmiş de aynıydı. ilk nokta diye bir şey olmadığından, ilk oluşanı da bilemiyorsun ancak bildiğin bir şey var ki, bu oluşumlar bugün hayat bulduğumuz, nefes aldığımız dünyamızın başlangıcıydı. şu anın evrimi gibi, tüm bu sonsuzluk içinde de yaşanan olaylar, diğer gezegenler gibi dünyayı ortaya çıkardı, gelişen yeni olaylar canlılığı oluşturdu. kimisi bu şekilde bakar, kimisi o yaptı, bu yaptı der. herkes nasıl mutlu hissediyorsa, ona göre karar alıyor daha çok.