bilime elbette inanıyorum çünkü deney ve gözlemlere dayanır. bilim insanı veya aktif bilim araştırmacısı, ilgilisi olmadığım için detay konularda yorum yapamam. ancak şu da var. bilimin ortaya koyduğu sonuçların mutlak doğru olduğu da iddia edilemez çünkü bilim de kendini sürekli geliştirmekte. newton'un bazı kuramları 300 yıldan uzun bir süre doğru kabul edilerek hareket edilirken einstein çıkıp çoğu yanlış dedi ve şu anki doğruları ortaya koydu. haliyle, bilim gelişmeye ve daha doğru sonuçlarla yarınlarımızı aydınlatmaya devam edecek.
bu gelişimi inançlarda bulamazsınız. 1500 yıl önce söylenen ne ise bugün tekrar edilir sadece. üstüne bi şey eklenmez, eklenemez. en fazla, bilimin elde ettiği sonuçlara bakıp " bak bu burada yazıyordu " der birileri, fazlasını değil.
Hayatımın ilk 35 yılı dindar olarak geçti. Ama öyle böyle değil. Üniversite camilerinde onlarca kişiye imamlık yapacak kadar. Sureleri Arapçasından okuyup Türkçesini düşünecek kadar. İslam tarihini, hadisleri öğrenip tefsir vs.. okuyayım derken ben uyandım. Ben de inanmıyorum artık herhangi bir dine. Ancak mesele bir yaratıcı olup olmamasına gelince iş değişiyor. Einstein'a soruyorlar: Tanrıya inanıyor musun? diye.. Spinoza'nın tanrısına inanıyorum diyor. Ben de öyleyim işte. Doğa tanrıya inanıyorum. Bilimsel kitaplar okuduğumda iş her şeyin başlangıcına gelince o da dine dönüşüyor. Artık "şuna inanıyoruz" vb... laflar ediliyor. Çünkü bilim de o noktada metafiziğe kayıyor. MAdem metafiziğe kayacağız Tanrı'ya inanıyoruz der kurtuluruz.