SYSVERI adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çok kısmi seçmece bir cevap olmuş , sorumun cevabını alamadım ama neyse , İlk mesajlarınızda bahsettiğiniz, ahlak vs. değerleri çevre toplum vb. ilişkilere bakarak oturttuğunuzu söylemiştiniz. Peki başlangıca gidersek, sizin de baktığınız analiz ettiğiniz, karakterinize oturttuğunuz mantığınıza göre iyi veya kötü şeyler, bildiğiniz gibi inanış(lar) ile çok daha belirgin ayırt edilip toplumlara mal olmuştur.(istisnalar kaideyi bozmaz) Dolayısıyla şuan toplumdan aldığınız geri-dönüşler inançların gereğini yansıtmış olmuyor mu?
iyi bir insan olmak için inançlara ihtiyaç olduğunu sanmıyorum. inançların tümünden önce de iyi insan kötü insan vardı. başkasına yardım eden, zorda kalana destek olan. haliyle tüm bu değerler inançlara ait değil, aksine inançlar olması gereken bu tür doğru davranışları yazılı metinlerle yaygınlaştırmış ve küreselleştirmiştir. yani değerlerin kökeni insan iyiliğinden ileri gelir. inançlar bu değerleri kopyalar, kendi başına iyi olamayacakları hizaya sokmakta katkı sunar. sadece " iyi değerler " bazında ele alarak yanıtlıyorum.

toplumdan alınan geri dönüşler inançların gereğini yansıtmıyor, eğer böyle bakıyorsak olaya o halde her iyilik inanç gereği yapılmaktadır haliyle samimi değildir deriz. oysa iyi bir insan olmak için inanca ihtiyacın yok. topluma baktığınızda bunlar iyi insanlar, bakın inancın gereğini yerine nasıl da getiriyorlar şeklinde bir bakış açısına sahipseniz, aldanıyorsunuzdur.