pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
öncelikle bu çok güzel bir soru, teşekkür ederim. şöyle yanıtlayayım.

ahlak dediğimiz kavram önce aile ve yaşadığımız çevrede başlar. gördüklerimiz, duyduklarımız, bizi etkileyen konular veya çevremizdeki etki unsurları(toplum baskısı vs, dedikoduculuk vs) çocukluktan itibaren yoğurur düşünce ve ahlak yapımızı. bu yapıyı kalıplaşmış biçimde sabit tutarak ölene dek muhafaza etme çabasına girersek, yanılırız. bu yüzden her kültürden, her çevreden, her toplumdan bi şeyler görüp bilmek, okumak ve ona göre muhakemeler yaparak kendimizce en doğru mantığı oluşturup bunu ahlak kuralları olarak tespit etmek önemlidir. benim yaptığım şey biraz bu aslında. çocukluktan yetişkinliğe gelişen, geçilen tüm evrelerde bana etki eden unsurlar farklı düşünce yapıları ve yaşayışları gördükçe, okudukça aslında sabit düşünceli olmamam gerektiğini öğretmiş ve kendi doğrularımı bu şekilde oluşturmamı sağlamıştır. yani ahlak kavramını dinden değil, hayatın kendisinden alıyorum. etik, karakter, kültür vb. konular yeterli bunun için. kendinizi bilmeniz ve karakterinizi oturtmanız önemli. bu size yetiyor.



dostum inancınla ilgilenmiyorum, anlamıyorsun. şu an kadıköy'de barda takılan gençlerin yanına gidip tebliğler sunanlardan farksız yaptığın hareket. konu senin inancın değil. inancını alakadar eden yerlerde dini kelamlarını kullanabilirsin. burası, soru cevap konusu. tavsiye değil.
Siz kendi ahlakınızı oluşturdunuz bir seri katilde kendi ahlakını oluşturdu diyelim sizi kim koruyacak ondan. Devletler kanunlar devreye girdiğini varsayalım doğu Türkistandakileri kim çinden koruyacak. Bireysellenme yada toplumsal ahlak sorunlarını nasıl çözebiliriz