* Davul gibi gelenekler, cami/ezan gibi ritüeller halkın çoğunluğunun müslüman olmasından kaynaklanıyor. Çoğunluk nasıl hükümeti bile belirler, günlük hayat da çoğunluğun geleneğine göre şekillenir.
* Davulcu abartarak çalıyor ve avazı çıktığı kadar bağırıyorsa (ki yapamaz), "gürültü şikayeti" yapılabilir.
* Avrupa'daki müslümanların, "çan sesini ve çok yerden çalınmasını" anlayışla karşılaması gerektiği gibi; müslüman bir ülkede de, bu durum anlayışla karşılanmalı.
* Meyhanede tebliğ yapamazsın, camide de içki içemezsin. İslam hoşgörüdür, ve hoşgörü bunu gerektirir.
* Müslüman birinin size "selamun-aleyküm" demesi, sizi müslüman yapmaz. Aynı şekilde, başkasının incil okuması, sizi dinden çıkarmaz.
* Her ne olursa olsun, kimse kimseye hakaret edemez, yaftalayamaz, ötekileştiremez.
* Son olarak -> Her sorunun, her derdin, her problemin cevabı: "ezan dinmez, bayrak dinmez" değildir!
Tarihten Not: Osmanlı zamanında gayrimüslim mahalleleri vardı ve buralarda ezan, davul gibi durumlar yaşanmazdı. Ve en önemlisi, herkes o mahallede oturmak veya oturmamak konusunda serbestti. (Yani bir müslüman, gayrimüslim mahallede oturabilir veya bir gayrimüslim de müslüman mahallede oturabilir. Yeter ki, bulunduğu mahallenin kurallarından şikayet etmesin.)