Kulüpler satılmalı mı satılmamalı mı sorusunun altına yanıt olarak "satılmalı" diyenlerin kaç tanesi gerçekten taraftar acaba merak ediyorum? Bu cevabı verenlerin kaçı kulübü ile ağladı, kulübü ile güldü, kulübünün tarihini açtı okudu, kaç maça bilet alıp gitti, kulübü için gözyaşı, alın teri veya parasını harcadı?

Siz neyi alıp neyi satıyorsunuz arkadaşlar? Futbol kulüplerinin gerçek sahipleri tüm dünyada olduğu gibi bu ülkede de taraftarlardır. Siz kimin malını alıp kime satıyorsunuz? Fenerbahçe'nin Galatasaray'ın Beşiktaş'ın Trabzonspor'un bir banka gibi bir meta gibi görüldüğünü mü düşünüyorsunuz uzaklardan bakınca oturduğunuz koltuklardan? Bu konunun anket olarak açıldığı günleri gördüğümüze göre ve bu ankette 3 te 2 satılmalı dediğine göre yakında ciddi ciddi eylemlere geçmeler de başlar.

Kısa ve öz şekilde neden bunun tartışmaya bile kapalı olması gerektiğini yazayım:
Futbol bir spor dalıdır, fakat bir çok spor dalının aksine sadece bir spor değildir çünkü içinde taraftar denilen ve futbolun en önemli olgusunu barındıran bir spordur. Ülkemizdeki en büyük spor kulüpleri de bu ülkenin kurulduğu güne tanıklık etmekle kalmamış bu ülkenin kurtuluş savaşında cephelere asker yollamış bunu da müzelerinde iftiharla yazmıştır. bu ve bunun gibi sayılamayacak bir çok tarihi ve sosyolojik sebep ile Futbol Kulüpleri kişilerin veya şirketlerin MALI olamayacak kadar değerlidir, kulüpler kuruldukları ilk günlerinden itibaren tarih yazarlar ve o tarihleri ile değerlenirler. Satalım da borçtan kurtulalım dediğiniz şey letgoya koyacağınız bir araba veya elektrikli cezveniz değil bir geçmiş, bir gelecek kısacası bir duygudur.

Taraftarı hiçe sayarak futbol kulüplerini bir mal gibi ondan buna satacak olan bir sisteme elbette karşıyım. Karşı olduğum bir başka şey de sistemin bu hale gelmesine sebep olan kulüplerin ve yönetimlerin sistemin yeniden düzelmesi için bunu bir reçete gibi sunmasıdır. Kendi batırdıkları futbolu bir kurtuluş yolu olarak pahabiçilmez kulüplerimizi para babalarına peşkeş çekme planlarının burada alıcı buluyor olması üzücü. Sorun yokmuş gibi kulağımın üstüne yatmıyorum, fakat çözüm bu kulüplerin KİŞİLERE satılması değildir. Çözüm gerçek bir denetim ve bu denetim ile birlikte uzun vadeli planlardan geçer. Ülkemizde bunun özellikle yapılmadığını ve bu yolla da kulüplerin batırılmaya çalışılarak sermaye sahiplerinin önününün açıldığını düşünüyorum.

Başka bir üzülecek nokta ise bu yazdıklarıma alta tarafta döşenecek olan "senin gibi geri kafalılar yüzüncen futbolumuz bu halde" cümleleri...

Şimdiden onun cevabını da vereyim: Asıl geri kafalılık kendini dünyanın merkezi sanarak dünyadaki her şeyi bir mal olarak gören zihniyetin kendisinde ve bunu alkışlayanlardadır.