Arkadaşlar çok doluyum bir yere boşalmam lazım aklıma direk burası geldi kusura bakmayın kafanızı ağrıtacağım. İnsanın zoruna gidiyor bazı şeyler. Konu bir dava konusunu içermektedir şimdiden sıkılacak arkadaşlar okumasın vaktinizi çalmayayım. Aşama aşama gideceğim.

AŞAMA 1
Babam 2010 yılında emekli oluyor 2013 yılında bir anda emekli aylığı kesiliyor tam 5 ay maaş alamıyor. Ancak kesildikten sonraki ilk ay nedenini SGK'ya sorduğumuzda o dahi bilemiyor. Ve en sonunda eve tebligat geliyor ve kısaca şöyle, ''9 yıl 11 ay önce sigortalı olarak çalışırken aynı zamanda 6 ay esnaf bağkurunuz varmış ve günler çakışmış, çakışmanın giderilmesi için 12.000 TL yatırmalısınız.'' diyor. Not: Babam vergi kaydını geçen zamanı daha iyi anlamanız için kabaca 2002-2004 tarihlerinde sildirmiş, el yazısı ve kaşe ile memurun verdiği belge dahi duruyor. Vergi dairesinin kendi hatası olmasına rağmen bunu kabul etmediler ve belgeyi geçersiz saydılar. Aradan 10 yıl geçse zaman aşımına uğrayacakmış ama ne hikmetse 9 yıl 11 ayken tespit ediliyor. SGK'ya müracaat ettiğimizde ''bu parayı yatırırsanız emekli maaşınız bağlanır herhangi bir sorun kalmaz'' diyorlar. Bizde tamam diyoruz parayı yatırıyoruz dekontu SGK'ya götürüyoruz, ve emekli maaşı tekrar bağlanıyor. Ancak bize bilgi veren şahıs ''bu parayı yatırdınız ve tekrar emekli edildiniz aldığınız tüm maaşları faiziyle geri vereceksiniz'' diyor. Tabi biz beynimizden vurulmuşa dönüyoruz, koskoca devletin memuru bizle dalga geçiyor sanki. Bir avukat ile görüşüyoruz ve itiraz etmemizi söylüyor ve itiraz ediyoruz. Ve ardından eve ana parası 45.000 TL faiziyle 68.000 TL olan bir borç ödeme süresi belirtilen icra kağıdı geliyor. Haklılığın verdiği öfkeyle doluyoruz. Bu parayı ödeyebilecek gücümüz varken babam ısrarla haklıyım dava açacağım o parayıda ödemeyeceğim diye diretiyor. Ancak herkes ağız birliği yapmış gibi SGK'ya dava açıpta kazananı görmediklerini iddaa ediyorlar ve biz inanmıyoruz.

AŞAMA 2
Dava açıyoruz dava görülmeye başlanıyor haklıyız ya sen nasıl haklısın diye hesap sorar gibi bir tebligat daha geliyor eve ve 2003-2005 yılları arasında çalıştığınız iş yerinde 3 ay fiili olarak çalışmamışsınız ama geri kalan 21 ay çalışmışsınız diye bir dosya daha ekleniyor davaya saçma sapan bir denetmen raporu içeren kararda aynı davada görülmeye başlanıyor. Babam kalkıp o denetmenlerle görüşmeye gidiyor. Soruyor ''nasıl böyle saçma sapan bir rapor tuttunuz, ben oradan ayrılalı 10 yıl olmuş nasıl tespit ettiniz'' diyor. İki farklı denetmenden biri ''ben 1 ay önce gittim yani 10 yıl sonra burada böyle biri çalıştı mı diye sordum kimse sizi tanımıyor.'' diyor. Babam ''firmada hala 10 yıl önce çalışan iş arkadaşlarım mı çalışıyor, 10 yılda hiç mi işçi çıkarılmamış veya yeni birisi işe girmemiş'' diye soruyor. Denetmen ''ben bilemem amca ben sordum seni kimse tanımıyor sadece işverenin tanıyordu'' babam ''peki neden 2 yıl çalıştığım işyerinde sadece 3 ay çalışmadığıma inanıyorsun'' diyor. Denetmen ''ben öyle olduğunu düşünüyorum eğer zaten haklıysanız hakkınızı arayın er geç ortaya çıkar'' diyor. Diğer denetmen ise arkadaşına ''21 ay çalıştığına inanıyorsunda 3 ay çalıştığına mı inanmıyorsun'' diye arkadaşına soruyor. O ise ''bir kere raporu bu şekilde tuttum artık geri dönüşü yok, hakkını arayacak'' diyor. Bakınız görevi başında alkol almıyorsa bu şahıs nasıl devletin memuru bu şekilde bir karşılık verebiliyor?

AŞAMA 3 (TAM 9 YIL OLDU)
Babamın fazladan 400 prim günü var, 3 aylık süreyi babamın prim gününden silerlerse tekrar emekli olmasına gerek yokmuş kanunun dediği bu şekilde, bu 9 yıllık dava sürecinde devamlı bunu söyledik. Ancak kimse bizi dinlemedi. Bu aşağıya numaralandırdığım bölümleri sizler belki 30 saniyede okuyup geçeceksiniz ama yüzlerce duruşma ve tam 9 yıl sürdü. Bu 9 yılın, 7 yılı boyunca bütün mallarımıza haciz işlemi uygulandı. Eve onlarca icra kağıdı geldi, borç katlanarak arttı. Bu 7 yılı taşınır, taşınmaz tüm mallarımızın satılmasının korkusuyla geçirdik ve psikolojik baskıyla geçirdik. Bize bu parayı faizi ile yatırın kazanırsanız geri alırsınız dendi. Ancak babam inattı bu davayı kazanacağına çok emindi.

1) Deliller toplandı, 10 yıl önceki bütün çalışanlar tanıklık yaptı ve davayı yerel mahkemede kazandık, Hakim kararda 3 ay fiilen çalışıldığını delil ve tanık ifadeleri ile kanıtlandığını beyan etmiş. SGK istinaf mahkemesine gönderdi. Tamamı 3 yıl sürdü.. Bu süre zarfında 2 hakim değişti. İstinaf mahkemesi usulden bozdu. Dava tekrar görülecek.

2) Yeni deliller istendi ve getirildi bütün tanıklar tekrar dinlendi ve davayı 2. kez yerel mahkemede kazandık. Hakim yine kararda 3 ay fiilen çalışıldığını yeni delil ve tanık ifadeleri ile kanıtlandığını beyan etmiş. SGK tekrar istinaf mahkemesine gönderdi. Tamamı yine 3 yıl sürdü. Bu süre zarfında 4 hakim değişti. İstinaf mahkemesi usulden bozdu. Dava tekrar görülecek.

3) Davanın sıfırdan 3. kez görülmeye başlandığı yılın ortası 2. kez hakim değişti ve toplam 8. hakimi gördük. 8. hakim genç bir hakimdi. Şu ifadeleri kullandı ''Sizin zaten 400 prim gününüz var 3 aylık çalışma süreci silinmiş olsa dahi sizin emekliliğinizi etkilemiyor ve herhangi bir borcunuzda kalmıyor bu dava neden bu kadar uzamış'' dedi. Ve karar verdi 3 ay fiilen çalışılmış, emeklilik iptali işleminin iptali, icra davalarının durması ve tamamen geri çekilmesini beyan etmiş. Allah razı olsun icra davaları geri çekildi. Dava 1 yıl sürdü. 7 yıldır duruşmadan duruşmaya sürünüpte söylediğimiz şeyi ilk defa biz söylemeden anlayan biri çıktı. Çok sevindik ancak sevincimiz kısa sürdü. SGK temyiz hakkını kullandı ve yargıtaya temyize gitti.

4) Yargıtayın dosyayı işleme alması tam 2 yıl sürdü. Bugün karar verilmiş. Ve okuduğumda şok geçirdim. Kararda kısaca şöyle yazıyor ''yerel mahkemenin kararını onaylıyoruz, 3 ay fiilen çalışılmış ve tüm borçlar iptal edilmelidir'' diyor buraya kadar çok güzel. Ancak kararın 2. maddesinde diyor ki ''3 aylık değil 24 aylık prim çalışma süresi iptal edilmiş ancak sadece 3 ayı incelenmiş, geri kalan 21 ayında incelenmesi için yerel mahkemeye dosyanın geri yollanmasına davanın esastan reddine karar verilmiştir.'' diyor. Bütün tanıklar ve deliller tekrar dinlenecektir.

SONUÇ: Köküne kadar haklısınız ancak hakkınızı ararken bile haksızlığa uğrarsınız. Bakın şimdi madde madde gidelim ne olmuştu.
1) Vergi dairesinde çalışan bir memurun vergi kaydını silmemesi (Memur Hatası)
2) SGK emekliliği onaylarken hiçbir inceleme yapmaması emeklilikten, 9 yıl 11 ay sonra hesap sorması. (Kurum Hatası)
3) Emekliye eksik bilgi verip emekliliğin iptaline sebep olmak. (Memur Hatası)
4) Denetmenin canı sıkılıp daha önce hiç gezip görmediği yerlere gidip 10 yıl önceki çalışanı sorması (Memur Hatası)
5) Mahkemenin mağduru dinlemeyip adaleti 7 yıl boyunca geciktirmesi (Kurum Hatası)
6) 3 defa yerel mahkeme kararı verilmişken her seferinde davanın bozulması (Karma)
7) 9 yıllık süreçte iptal olduğuna dair konusu geçmeyen, hatta hiçbir yerde geçmeyen 21 ayın geçmişte iptal edildiğini ve incelenmesini istemesi (Memur-Kurum Hatası)

Babamın 3 aylık çalışmasının kanıtlanması 9 yıl sürdü, 21 ayın kanıtlanması kaç yıl sürecek bilmiyoruz artık yıldık. Keşke o parayı ödeseymişiz. Duruşmalar verilen kararlar bunların hepsi insanı yıpratıyor. Sonuna kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. İnanın sinir krizi geçirmek üzereyiz. Eksik veya yanlış yazımlar varsa şimdiden affola

Yazımda sadece içimi döktüm hiçbir kamu, kurum ve kuruluşunu veya çalışanlarını hedef almadım. Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz, umarım o günleride görebiliriz.


THE END (SON AŞAMA) TAM 10 YIL OLDU (18-07-2023)
Arkadaşlar tam 10 yıldır neler çektik az çok anlattım ama tabi kelimeler yetersiz kaldı. Duruşmaya git gel tanık götür, tanık getir, karnını doyur derken ortalama 50.000 TL masrafımız olmuştur. Olayın psikolojik olarak bize yansıması Milyon TL eder. Sonunda davayı kazandık bize ödenen ücret 37.000 TL şaka gibi, ama en azından haklıydık 10 yılımızı harcadık ve davayı kazandık.

Size acizanevi tavsiyem haklı dahi olsanız dava açarken kırk kere düşünün. Sağlıcakla kalın. Okuyan herkese teşekkürler.