Her dilde üretilen içeriğin kendine has kalıpları olduğu tezimi savunacağım. Projeyi satıp gelir elde etmeniz ile adsense üzerinden gelir elde etmeniz farklı şeyler. Üstelik bir gurbetçiye satmış olmanız dilin ve içeriğin yapısından bağımsız. Kaldı ki adsense geliri ile seo paralel kulvarlara ait konular olsa da birbirinden ayrılıyor bir noktada. SEO teknik olarak aynı, fakat adsense değişkeni aynı değil. İngilizce konuşan birinin TO oranı ile Türkçe konuşan birinin TO oranı aynı değil. Eğer doğru hedefleme yapılır ise Türkçe ile İngilizce içerik arasında devasa farklar oluyor. 2 proje ile değil 10'larca proje ile bunu gözlemledim. Sizin o şekilde ilerlettiğiniz sektörün öyle olduğu anlamına gelmez. Arkadaşları yanlış yönlendirmek istemeyiz.
Şu konuda ısrar ediyorum ki her dilin ve ülkenin içerik tüketim standardı kendine has. Son 1 haftadır almanya projesi için bazı araştırmalar yapıyorum. Domain tercihinden tutun da sorgu kalıplarına kadar her şey bambaşka. Türkçe bir siteyi Almancaya çevirerek başarılı olunmayacağı kesin. Ama oranın arama motoru ve site kullanımını analiz ederek proje ürettiğinizde iş çok farklı olacak. Danimarka ve Birleşik Krallık için 6 ay bunu gözlemledim. Türkçe siteler ile arasında dağlar kadar fark var. Sıra Almanya'da. Konuda da belirttiğim gibi bunların verileri oturduğunda ve kayda değer olduğunda forumda paylaşabilirim ilerleyen tarihlerde.
Zaten pastadan dusen dilim ing de kucuk olur derken onu kast ettim. Pasta büyük ama tık az. Turkce gunluk 12 bin hit aldigim trk yazinin ing gunluk ortalaması bini bulmuyor. Ancak her eilin kendi kuralları var lafı dogru degil. Seo tum dillerde değişmez. Dogru icerik her dilde kazandırır. 850 bin e sattim bir ing sitemi. Belcika dan bir gurbetci geldi aldi gitti. Onun aylık geliri satarken son 6 ay ortalaması 35-40 bin arasindaydı. 8 yil tek basima yazdim ben o siteye. Ama ev ve araba sahibi yapti.