4. sayfadan itibaren kapattım.

Yine boş dönmüş gerçekten.

Hep kendinizi ekonomik olarak kıyaslıyorsunuz, hak etmiyoruz bu durumları diyip küsüp oturuyorsunuz.

Eşim Avrupalı, trafikte her gün eleştiri yapıyor, araba kullanırken sigara içiyorsunuz diyor, arabada bir şey yiyip dışarı çöpünüzü fırlatıyorsunuz diyor. Evleriniz tertemiz, kişisel hijyeniniz iyi fakat sokaklar leş gibi diyor.

Her taraf af edersiniz köpek boku diyor, sokak hayvanlarını geçtim, kendi hayvanı olanlar köpeğinin bokunu toplamıyor diyor. ( Avrupa'da herkes eline poşet takıp topluyor. Hatta Hollanda'da tim kurmuşlar, yerde dışkı bulurlarsa dna testi yapıp hangi köpeğe ait olduğu tespiti yapılıyor, evinize ceza geliyor.)

Trafik kurallarına kimse uymuyor diyor, yaya geçidinde ki insanlara saygınız yok, herkes kendini düşünüyor diyor. Bu insanlar Almanya övüyor, Avusturya övüyor oralara gitmek istiyor, bu insanlar 1 gün dayanamaz orda orda ki halk çok disipline bunları çok sert uyarır diyor. Yakın arkadaşının sevgilisi Fas'lı Almanya'ya arabayla gidiyorlar, araba dizel park halindeyken çalışıyor, Alman'ın biri gelip cama vuruyor, niye motor çalışıyor, çevreyi kirletiyorsun kapatsana diye....

Bunlar benim bir çırpıda yazabildiklerim.

Önce dönün kendinize bakın, kendinizi eleştirin. Herkes hak ettiğini yaşar, her millet layık olduğu şekilde yönetilir.

"Siz ne halde iseniz başınıza o şekilde idareciler gelir. Bir topluluk kendini düzeltmedikçe Allah onlardaki hali düzeltecek değildir.

Şu kadar birime şu kadar şey alınıyor, ah vah çekeceğinize kendinizden başlayın, gitmek çok zor değil inanın az buçuk dili olan türlü yollardan gidiyor.