Bir soru da ben ekleyeyim.
Her şeyi Tanrı yarattıysa Tanrı'yı kim yarattı?
sonradan ortaya çıkan bir varlık , tanrıyı kim yarattı sorusunu algılayamaz.
şöyle örnek cereyim
insan 70 sene yaşamanın ne olduğunu zihnen algılar,çevresinde kendisinde bunu tecrübe eder. ama bir kelebek bunu anlayamaz, çünkü tecrübeleri bunu anlamaya müsait değildir. her olan bir oldurucu gerektiğinden , mutlaka ilk başta hep olan ve olması için bir etkene ihtiyacı olmayan biri olmalı. bu varlık bizim tecrübe edebileceğimiz bir durum olmadığından zihnimizin tam anlamıyla anlaması mümkün değildir. ama olmak zorundadır
o varlığa Allah diyoruz
Cennette herkesin istediği olunacak deniliyor ve iki kişi maç yapıyor birisi gol atmayı istiyor diğeri de gol yememeyi o durumda ne olucak ?
ikisinin istediği de olacak
mesela uzayda elmayı yere bırakırsak ne olur?
cevap düşer mi ? tabiki hayır. çünkü yer çekimi yok
aynı şekilde Cennet te dünyadaki fiziki durumları barındıran,dünya gibi sıradan bir yer değil.
dünya fiziğiyle düşününce birinin gol atıp diğerinin yemesi gerekir ama Cennette ikisinin isteği de olacak
Paradoks bunlar işin içinden çıkılamaz. Herşeyin cevabı yoktur dinlerde. Ancak yorum yapılabilir. Benim de aklımda bir soru var. Hastalanmış/ölecek bir insanı iyileştirmek Allah'ın işine karışmak mıdır? Hastalananın kaderinde olan birşeyin iyileştirilmesi günah mıdır?
malesef kader konusu eksik anlatılıyor- eksik anlaşılıyor ve insanları istedikleri gibi şekillendirmek isteyenler(siyasetçiler vs) kaderi kullanıyor
kader dediğimiz şey kısaca Allah ın her şeyi bilmesi demektir. çünkü Allah için zaman kavramı diye bir şey yoktur
örneğin bizim için var. bu yüzden geçmişi hayırlıyoruz
misal 2 sene önce birinden borç aldık. ben bunu hatırlıyorum. hatırladığım için mi borç aldım borç aldığım için mi? tabiki aldığım için hatırlıyorum.
nasıl kiborç aldığımı hatırlamamın borç almam ğzerinde etkisi yoksa ,Allah ın bilmesi de(kaba tabirle hatırlaması) O nu sorumlu tutmaz.
bu yüzden bizler tercihlerimizi yaşıyoruz. bunu unutmayalım.